Ana içeriğe atla

Kronik Ağrıdan Kansere: 11 Milyar Dolarlık Pazarın Yeni Yıldızı Kenevir

Kronik ağrıdan kansere: 11 milyar dolarlık pazarın yeni yıldızı KENEVİR


Kenevir, 11 milyar dolarlık küresel pazar hacmiyle tekstilden ilaca uzanan ürün yelpazesi, çevresel faydaları ve kannabinoidlerin tıbbi potansiyeliyle, Türkiye ve dünya için sürdürülebilir kalkınmada dönüştürücü bir güç vadediyor.

Kronik Ağrıdan Kansere: 11 Milyar Dolarlık Pazarın Yeni Yıldızı Kenevir
Görsel Tasarım: Kenevir Birliği


Kenevir, M.Ö. 8000'lere uzanan tarihsel kullanımından 2025'te 11 milyar dolarlık küresel pazar hacmine ulaşan potansiyeliyle, tekstilden gıdaya, enerjiden ilaca kadar geniş bir ürün yelpazesi sunarak sürdürülebilir kalkınma için bir “mucize” bitki olarak öne çıkıyor. Lif, sap ve tohumlarının atıksız kullanımı, çevre dostu üretimle birleştiğinde, karbon emilimi ve toprak ıslahı gibi faydalarla iklim değişikliğine karşı mücadelede güçlü bir müttefik oluşturuyor. Kannabinoidlerin ağrı, epilepsi ve enflamasyon gibi rahatsızlıklara karşı terapötik etkileri, tıbbi alanda devrim yaratırken, yerel tohum geliştirme çalışmaları Türkiye'yi bu alanda küresel bir lider yapma yolunda önemli bir adım... Bu dosya haberde, kenevirin ekonomik, çevresel ve tıbbi potansiyeli derinlemesine ele alınarak, Türkiye ve dünya için taşıdığı dönüştürücü gücü inceleniyor.

Öncelikle bundan tam 9 yıl öncesine uzanıyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sözlü olarak kenevir üretimine destek açıklamasını takiben, Yozgat da dahil olmak üzere 19* ilde izne dayalı endüstriyel kenevir ekimi serbest hale geldi. Bu düzenleme, 29 Eylül 2016 tarihli ve 29842 sayılı “Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolü Hakkında Yönetmelik” ile Resmî Gazete'de yayımlanıp yürürlüğe girdi. Söz konusu mevzuat kapsamında, Amasya, Antalya, Bartın, Burdur, Çorum, İzmir, Karabük, Kastamonu, Kayseri, Kütahya, Malatya, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Tokat, Uşak, Yozgat ve Zonguldak'ta izinli kenevir yetiştiriciliği mümkün hale getirildi. [*Ek Bilgi 》2021 üretim yılından itibaren Sivas'a (20. il); 2024 üretim yılından itibaren Konya’ya (21. il) endüstriyel kenevir ekim izni verilmiştir.]

Kenevir; ilaç, tekstil, kağıt, yakıt, kozmetik, gıda, yem ve otomotiv sektörü başta olmak üzere çok geniş bir alanda kullanılıyor.

Yozgat Bozok Üniversitesi bu alandaki öncü kurumlardan. Üniversite, 2020 yılında bölgesel kalkınma odaklı kenevir üzerine ihtisas üniversitesi olarak belirlendi. Bunda, kenevir konusunda uzman olan dönemin Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ'ın katkısı çok büyük. Karadağ, bu alanda patentler de almış bir akademisyen.

Karadağ'ın öncülüğünde üniversitenin 2020'de kurduğu serada akademisyenler, kenevirin ekonomiye kazandırılması ile tohum ve fide çeşitliliğinin artırılmasına katkı sunuyor.

Peki kenevir nedir? Ekonomik ve tıbbi değeri nedir? Bu bitki insanlığın yararına hangi faydalar sağlayabilecek potansiyel taşıyor?

Prof. Dr. Ahmet Karadağ, "Kenevirin Mucizesi: Kannabinoidler" başlıklı akademik sunumunda bu sorulara kapsamlı cevaplar veriyor. Karadağ, kenevir bitkisinin tarihsel köklerinden modern ekonomik ve tıbbi potansiyeline kadar geniş bir yelpazeyi ele alıyor. Karadağ'ın sunumunda, kenevirin sadece bir bitki olmadığının, insanlığa sürdürülebilirlik, ekonomi ve sağlık alanlarında devrim yaratabilecek bir "mucize" olduğunun altı çiziliyor.

Kenevir, katma değeri çok yüksek ürünler elde edilebilen stratejik bir bitki. Çin, ABD ve bazı Avrupa ülkeleri bu katma değeri ekonomik kazanca dönüştürdüüyor  Karadağ'a göre Türkiye'nin de bu alanda geri kalmaması ve keneviri ekonomiye kazandırmasının öneminin altını çiziyor. Özellikle yerli otomobilin bataryası gibi yüksek teknoloji ürünlerinde kenevirin kullanılması, ekonomik değeri artıracak önemli bir potansiyele sahip. 

Timeturk.com'un bu dosya haberinde, Karadağ'ın verdiği bilgilere ve Yozgat Bozok Üniversitesi'nin kenevir üzerine ihtisaslaşma çalışmalarına dayanılarak, kenevirin ekonomik değerini, ondan üretilebilecek ürünleri, çeşitli sektörlerdeki uygulamalarını ve insanlığa sağlayacağı faydaları detaylı bir şekilde masaya yatırılıyor.

Niçin ve neden kenevir?

Prof. Dr. Ahmet Karadağ, "Kenevirin Mucizesi: Kannabinoidler" başlıklı sunumunda "Niçin ve Neden Kenevir?" sorusuna şu yanıtı veriyor:

"Kenevir, bütün biyokütlesi çok çeşitli alanlarda ve çok çeşitli amaçlarda kullanma potansiyeli oldukça yüksek olan bir bitki çeşididir. Kenevirin tıptan eczacılığa, kozmetikten temizlik ürünlerine, tarımdan gıdaya, tekstilden kâğıda ve her çeşitte malzemeden kaportaya varan yelpazede nitelikli ve sürdürülebilir yüzlerce ürününden bahsetmek mümkündür. 

Dünyada 25.000'den fazla üründe hammadde olarak kullanılan, 2017 yılında 4 milyar doları bulan dünya endüstriyel kenevir pazarının, 2025 yılında 11 milyar doları bulması beklenmektedir (bu verilere tıbbi kenevirden elde edilen - edilmesi muhtemel dünya Pazar payı dâhil değil!). Sonuç olarak, Ülke olarak, tarım kültürünü iyi bildiğimiz kenevirde, akılcı ve dinamik yaklaşımlarla bu alanda ülkemize kazandıracağımız yeni ve yenilikçi sektörlerle kenevirin ülke ekonomisine katma değerini en üst seviyeye çıkartabiliriz."

Kenevirin ekonomik değeri: bir pazar devrimi

Kenevirin ekonomik değeri: bir pazar devrimi

Prof. Dr. Ahmet Karadağ, kenevirin ekonomik değerini tarihsel bir perspektiften ele alarak, bitkinin M.Ö. 8000'lere uzanan kullanımına ilişkin detaylı açıklamalarda bulunuyor. Buna göre, 19. yüzyıl sonlarına kadar dünya tekstil ürünlerinin yüzde 80'inin hammaddesi kenevir lifiydi. Günümüzde ise endüstriyel kenevir pazarı hızla büyüyor: 2017'de 4 milyar dolar olan pazar hacmi, 2025'te 11 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu rakama tıbbi kenevirin potansiyel katkısı dahil değil. Karadağ, kenevirin ekonomik gücünü şu unsurlara bağlıyor:

Sürdürülebilir Üretim: Kenevir, minimum su kullanımı ve böcek ilacı gerektirmeden yetiştirilebiliyor. Bir hektar kenevir, ormanlardan üç-dört kat daha fazla lif üretiyor ve büyüme süresi sadece 100 gün. Bu, ağaçların 20-80 yıl süren büyüme süresine kıyasla büyük bir avantaj.
Çok Yönlülük: Bitkinin kökünden tohumuna kadar her parçası değerlendirilebiliyor, bu da atık oranını sıfıra indiriyor ve katma değeri artırıyor.
Küresel Talep: Karadağ'ın vurguladığı üzere, kenevirden elde edilen ürünler 25 binden fazla alanda hammadde olarak kullanılıyor. Türkiye'de tarım kültürüne uygun olan kenevir, akılcı politikalarla yeni sektörler yaratabilir ve ülke ekonomisine yüksek katma değer sağlayabilir.

Erozyon kontrolü, toprak ıslahı ve ağır metalleri topraktan uzaklaştırma yeteneği de var

Ekonomik faydalar arasında kenevirin erozyon kontrolü, toprak ıslahı ve ağır metalleri topraktan uzaklaştırma yeteneği de var. Bu, tarım sektöründe verimliliği artırırken, çevre dostu bir ekonomi modeli sunuyor. Türkiye'de kenevir ekimi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın seferberlik çağrısıyla 2019'da Yozgat dahil 19* ilde izinle serbest bırakıldı. Bu adım, kenevirin ekonomik potansiyelini realize etme yolunda önemli bir başlangıç oldu. [*Ek Bilgi 》2021 üretim yılından itibaren Sivas'a (20. il); 2024 üretim yılından itibaren Konya’ya (21. il) endüstriyel kenevir ekim izni verilmiştir.]

Yozgat Bozok Üniversitesi, 2020 yılında bölgesel kalkınma odaklı kenevir ihtisas üniversitesi seçilerek bu alanda öncü bir rol üstlendi. O dönemde rektör olan Karadağ, 31 Ocak 2023 tarihinde Anadolu Ajansı'ndan (AA) Ömer Ertuğrul'a verdiği demeçte, üniversitenin endüstriyel kenevirin ekonomiye kazandırılması süreçlerini yönettiğini ve sanayicilerle iş birliği yaparak kenevirin endüstride kullanımını yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirtti. Üniversitenin 1200 metrekarelik serası, bu vizyonun somut bir adımı olarak öne çıkıyor. Karadağ, bu seranın Türkiye'de endüstriyel ve medikal kenevir özelinde kurulan ilk seralardan biri olduğunu vurgulayarak, "Burası, hızlı üretim ve kenevir türleri üzerine çalışmaları esas alan çok fonksiyonel bir sera olacak. Başta medikal kenevir olmak üzere endüstriyel kenevirle ilgili yerli tohum çeşitliliğini artırma ve 365 gün esasına dayalı yetiştirme çalışmalarına başlamış olacağız" demişti.

2020 yılında bölgesel kalkınma odaklı kenevir ihtisas üniversitesi seçilen Yozgat Bozok Üniversitesinin o dönemdeki Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ'ın (sağda) çorbada tuzu büyük.

Yerli Tohum ve Bilimsel Çalışmalar: Türkiye İçin Bir Fırsat

Yozgat Bozok Üniversitesi, kenevirin ekonomik ve tıbbi potansiyelini realize etmek için somut adımlar atıyor. Karadağ, seranın bir araştırma ve geliştirme merkezi olacağını belirterek, "Buradan elde edeceğimiz sonuçlarla elle tutulur ürünler ortaya koyabilirsek, bölgemize onlarca sera kurulacak" diyor. Üniversitenin ana odaklarından biri, yerel kenevir tohumu çeşitliliğini artırmak. Karadağ, Türkiye'de şu ana kadar üç yerel tohumun tescillendiğini, ihtisas üniversitesi olarak 2-3 yeni tohum tescili hedeflediklerini vurguluyor: "Eğer elinizde yerel tohumlarınız yoksa, kenevir tarımını geleceğe aktaramazsınız. Bu, sürdürülebilirlik için kritik."

Ekonomik büyüme, sürdürülebilirlik ve sağlıkta bir "mucize"

Kenevir, ekonomik büyüme, sürdürülebilirlik ve sağlıkta bir "mucize" olarak tanımlanıyor. Karadağ'ın ifadesiyle "Kenevirin biyokütlesi, tıptan tarıma kadar yüzlerce üründe kullanılabilir; ülke ekonomisine en üst katma değeri sağlayabiliriz." Üniversitenin serası, bu vizyonu gerçeğe dönüştürmek için önemli bir adım. Yerli tohum geliştirme ve yıl boyu üretim kapasitesi, Türkiye'yi küresel kenevir pazarında lider konuma taşıyabilir.

Uzmanların tespitleri, kenevirin yasaklar ötesinde bir potansiyel taşıdığını gösteriyor. Gelecekte, yasal düzenlemeler ve bilimsel yatırımlarla Türkiye bu pazarda öncü olabilir. Daha fazla bilgi için Karadağ'ın kaynaklarına ve Yozgat Bozok Üniversitesi'nin çalışmalarına başvurulabilir.

Kenevirden Üretilen ve Üretilebilecek Ürünler: Sonsuz Potansiyel

Karadağ'ın sunumunda kenevir biyokütlesi detaylı bir şekilde parçalara ayrılıyor: lif, sap (kırtık), lif+sap, tohum ve yağı. Her kısım, farklı sektörlerde yüzlerce ürünün hammaddesi olabilir. İşte ana kategoriler:

Lif Kısmı:

Tekstil ürünleri: Kumaş, çanta, ayakkabı, giysi, çorap.
Teknik tekstil: Halı, ağ, tuval, halat.
Endüstriyel ürünler: Jeotekstil, biyokompozitler, otomotiv parçaları, dokuma olmayan malzemeler, profil çekme, kompresyon kaplama.

Karadağ, lifin yüksek mukavemet ve haşere direncine sahip olduğunu, bu ürünlerin dayanıklılığını artırdığını belirtiyor.

Sap (Kırtık) Kısmı:

Yapı malzemeleri: Sunta, izolasyon, sıva.
Endüstriyel ürünler: Hayvan altlığı, malçlama (toprak örtüsü), kazan yakıtı, kimyasal absorbent (emici maddeler).

Lif + Sap Kombinasyonu:

Kağıt ürünleri: Baskı kağıdı, sigara kağıdı, filtreler, gazete kağıdı, paketleme, karton.
Enerji ve çevresel ürünler: Etanol, bütanol, biyoyakıt, pelet, briket, erozyon kontrol matları, otomotiv parçaları.

Karadağ, kenevir kağıdının odun hamuruna göre 8 kata kadar geri dönüştürülebilir olduğunu ve hektar başına daha fazla verim sağladığını vurguluyor.

Yozgat Bozok Üniversitesi  Ocak 2020'de “Endüstriyel Kenevir” alanında bölgesel kalkınmaya odaklanmış ihtisaslaşan üniversite olarak seçildi.  Dönemin Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ (solda) ihtisas beratını YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç'ın (sağda) elinden aldı.

Tohum ve Yağı:

Gıda ürünleri: Margarin, salata yağı, kızartma yağı, esansiyel yağ asidi (EFA) takviyeleri.
Yem sektörü: Presleme sonrası küspe, proteince zengin un.
Kişisel bakım ve kozmetik: Sabun, şampuan, el kremi, makyaj malzemesi, dudak kremi.
Teknik ürünler: Yağlı boyalar, çözücüler, vernik, kayganlaştırıcı maddeler, matbaa mürekkebi, biyodizel, kaplama.

Karadağ, tohumun çiğ yenilebilir, un haline getirilebilir veya filizlendirilebilir olduğunu; ayrıca kenevir sütü ve içecekler için kullanılabileceğini ekliyor.

100 gram kabuklu kenevir tohumu 586 kcal enerji sağlıyor ve yüzde 49 yağ, yüzde 31 protein içeriyor

Beslenme açısından, 100 gram kabuklu kenevir tohumu 586 kcal enerji sağlıyor ve yüzde 49 yağ, yüzde 31 protein içeriyor. Günlük protein değerinin yüzde 64'ünü, manganezin yüzde 362'sini karşılayabiliyor. Yağ asitleri bakımından zengin olan tohum, omega-3 ve omega-6 oranlarıyla (9.3'e 28.7 gram) dengeli bir besin kaynağı. 

Karadağ, kenevirin otomotiv sektöründe kompozit paneller için (cam elyafı yerine) kullanıldığını ve 2002'den beri ketenle karıştırıldığını belirtiyor.

Karadağ ayrıca biyoplastik olarak PVC'nin yerini alabileceğini ve tesisat borularında kullanılabileceğini söylüyor.

Kenevirle Neler Üretilebilir: Sektörel Uygulamalar ve İnsanlığa Faydaları

Karadağ'ın sunumu, kenevirin sektörlere göre faydalarını kannabinoidler (fitokannabinoidler) üzerinden de ele alıyor. En az 113 kannabinoid tanımlanmış olup, bunlar endokannabinoid sistemle etkileşerek terapötik etkiler yaratıyor. Ana sektörler ve faydalar şöyle:

Tarım ve Çevre Sektörü

Faydalar: Toprak ıslahı, erozyon önleme, ağır metal temizliği. Minimum su ve pestisit kullanımıyla sürdürülebilir tarım. CO2 emilimiyle iklim değişikliğine karşı mücadele.
Ürünler: Malçlama, erozyon matları, hayvan altlığı.
İnsanlığa Katkı: Yeşil bina malzemeleriyle düşük karbon ayak izi. Kenevir, biyolojik olarak parçalanabilir ve toksik değil; bina izolasyonunda nem ve küf direnci sağlıyor. 

Yozgat Bozok Üniversitesi'nin serası, bu çevresel faydaları maksimize etmek için yıl boyu kenevir üretimiyle tarımsal inovasyonu destekliyor.


Gıda ve Beslenme Sektörü:

Faydalar: Protein ve yağ asitleri bakımından zengin; et, süt, yumurta gibi besinlerle karşılaştırılabilir. Amino asit skoru 0.49-0.66 arasında.
Ürünler: Tohum unu, süt, takviyeler.
İnsanlığa Katkı: Obezite, diyabet ve beslenme yetersizliklerini önleme. Karadağ, tohumun iştah düzenleyici etkisini vurguluyor.

Tekstil ve Endüstri Sektörü:

Faydalar: Dayanıklı, haşere dirençli lifler. Düşük enerji tüketimiyle üretim.
Ürünler: Giysilerden halata, otomotiv panellerine kadar.
İnsanlığa Katkı: Sürdürülebilir moda ve sanayi; plastik alternatifleri ile çevre kirliliğini azaltma. Üniversitenin sanayicilerle iş birliği, bu ürünlerin endüstriyel ölçekte üretimini hızlandırıyor.

Enerji Sektörü:

Faydalar: Biyoyakıt ve peletlerle fosil yakıtlara alternatif.
Ürünler: Etanol, biyodizel.
İnsanlığa Katkı: Yenilenebilir enerjiyle karbon emisyonlarını düşürme.

Tıbbi Kenevirin Zaferi: Hastalıklara Karşı Doğal Kalkınma Silahı: Sağlık ve İlaç Sektörü (Kannabinoidler Odaklı)

Karadağ, kannabinoidlerin CB1 ve CB2 reseptörleri üzerinden ağrı, iştah, ruh hali, hafıza ve enflamasyonu düzenlediğini belirtiyor. 

Ana kannabinoidler:
THC (Delta-9-THC): Ağrı tedavisi, iştah artırıcı, antiepileptik. MS hastalarda spastisiteyi azaltır.
CBD: Epilepsi (Dravet ve Lennox-Gastaut sendromları), anksiyete, uykusuzluk, artrit, bağımlılık tedavisi. Psikoaktif değil; kozmetikte kullanılır.
THCV: Obezite, diyabet, epilepsi tedavisi; iştah bastırıcı.
CBG: Antitümör, antiinflamatuar.
CBC: Antidepresan, antibiyotik, akne tedavisi.
CBN: Antimikrobiyal, uyku indüksiyonu.
THCA: İnflamatuar bağırsak hastalıkları.
Diğerleri (CBDV, CBCV, CBGM vb.): Nöroprotektif, antioksidan, immünomodülatör etkiler; Alzheimer, Parkinson, bipolar bozukluk gibi hastalıklarda potansiyel.

İnsanlığa Katkı: Kronik ağrı, nörolojik hastalıklar ve kanser gibi rahatsızlıkların tedavisinde devrim. Karadağ, 1990'lardan beri batı tıbbında kannabinoid ilgisinin arttığının altını çiziyor.

Prof. Dr. Ahmet Karadağ kimdir?
Prof. Dr. Ahmet Karadağ, akademik kariyerine 1993 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü'nde Araştırma Görevlisi olarak başladı. 
Devamı için lütfen TIKLAYIN.

19 Ağustos 2025

Fotoğraflar ve Yazı Kaynak:
 
⚠️


İZİNLİ İLLER DIŞINDA DA, HER İLİMİZDE, YÖNETMELİĞE UYGUN OLARAK KENEVİR YETİŞTİRİCİLİĞİ YAPILABİLİR.

KENEVİR YETİŞTİRİCİLİĞİ VE KONTROLÜ HAKKINDA YÖNETMELİK çerçevesinde belirlenen hükümlere uymak şartı ile bilimsel araştırma amacıyla ana veya tali bitki olarak kenevir yetiştiriciliğine (Madde 5) birinci fıkrada belirlenen bölgeler dışında da Bakanlıkça izin verilebilir.

 ▼ Detaylı Bilgi ▼ 

⚠️
 

En çok okunan yayınlar

Konya'da Düzenlenen 'Önder Çiftçi Buluşmaları'nda Dünya Tarımı ve Su Yönetimi Konuşuldu

Konya’da düzenlenen “ Önder Çiftçi Buluşmaları ” etkinliğinde, dünyada tarımsal su yönetimi ve Colorado Nadası gibi konular ele alındı. Buluşmaya, Japonya, Almanya ve ABD’den tarım ataşeleri ile Amerikalı önder çiftçi Kent Kalcevic de katıldı. Önder Çiftçiler Konya’da dünya tarımı ve su yönetimini konuştu. Konya Önder Çiftçi Derneği ’nin düzenlediği üçüncü Önder Çiftçi Buluşması, tarım sektörünün önemli temsilcilerini, akademisyenleri ve çiftçileri bir araya getirdi. Etkinlik kapsamında küresel tarım politikaları, su yönetimi stratejileri ve sürdürülebilir tarım uygulamaları ele alındı. “ÖNDER ÇİFTÇİLER, BİLGİYİ VE YENİLİĞİ ARAYAN KİŞİLERDİR” Konya Önder Çiftçi Derneği Başkanı Hüseyin Doğançukuru, açılış konuşmasında derneğin misyonuna değinerek şunları söyledi: 2009 yılında kurulan derneğimizin temel amacı, çiftçilerimizi en yeni bilgi, teknoloji ve uygulamalarla buluşturmaktır. Üyelerimiz, bulundukları bölgelerde tarımsal yeniliklere öncülük eden, risk alabilen ve ...

Konya’da 'İklim Değişikliği ve Tarım Eğitimi' Gerçekleştirildi

İklim Değişikliği Başkanlığı, “ Türkiye'nin Uzun Dönemli İklim Stratejisi Eylemini Güçlendirme Projesi " kapsamında Konya’da eğitim düzenledi. Tarım sektöründe iklim değişikliğine uyum ve azaltım konularında bilgi ve deneyim paylaşımını desteklemek amacıyla gerçekleştirilen eğitim, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğiyle düzenlendi. “ İklim Değişikliği ve Tarım Eğitimi ”, sektör paydaşlarını bir araya getirerek iyi uygulama örnekleri, bölgesel değerlendirmeler ve çözüm önerilerinin ele alındığı eğitimde, tarım sektörünün iklim değişikliğine karşı daha dirençli hale gelmesi için yenilikçi fikirler tartışıldı. Sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, su yönetimi, toprak verimliliği ve karbon ayak izinin azaltılması gibi konular ele alındığı eğitimde, iklim değişikliğinin tarım sektörü üzerindeki etkilerine dikkat çekilerek, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve iklim dostu tarım uygulamalarının önemi vurgulandı. Ayrıca, Türkiye’nin 205...

İzmir’in Kalbinde Tarım Devrimi! Buca’da Topraksız Tarımla Rekor Verim

Buca Belediyesi, topraksız tarım teknolojisiyle minimum su tüketimiyle maksimum verim elde edecek. Başkan Görkem Duman, Kaynaklar’daki serada yetiştirilen ürünlerle Kent Lokantası’na destek sağlanacağını açıkladı. İzmir’in merkezinde en fazla tarımsal araziye sahip ilçesi Buca, sürdürülebilir tarım konusunda büyük bir adım attı. Buca Belediyesi, Kaynaklar’daki 2 bin metrekarelik serasında  topraksız tarım  uygulamalarına başladı. Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, bu sistem sayesinde su tasarrufu yaparak maksimum verim alacaklarını belirtti. HEM LOKANTALARA HEM DE VATANDAŞA Seradaki çalışmaları yerinde inceleyen Başkan Görkem Duman, sistemin topraklı tarıma kıyasla dört kat daha fazla ürün sağladığını vurguladı. Tarımsal üretimde kullanılan suyun tekrar depolandığını ve yağmur suyu hasadı yapılarak bu sürecin daha da verimli hale getirildiğini söyledi. Buca Belediye Başkanı Duman “Burada yetiştirdiğimiz ürünlerin bir kısmı Kent Lokantamıza mali anlamda destek sağl...

Koruyucu Tarım Nedir?

KORUYUCU TARIM Koruyucu tarım, insanlığın gereksinim ve faaliyetlerinin çevre ve diğer canlı türleri üzerindeki uzun vadeli etkilerini dikkate alarak, doğru üretim yapma düşüncesidir. Bu üretim faaliyeti içinde özellikle yenilenemeyen veya yenilenmesi çok uzun yıllar alan doğal kaynakları korumak ve çevreyi bozulmaktan veya kirlenmekten koruyan yöntemleri uygulamak iki önemli düşünce olarak karşımıza çıkar. [K#1] FAO’nun tanımına göre “ Koruyucu Tarım, ekilebilir arazilerde kayıpların gerçekleşmesini engellerken aynı zamanda tahribata uğramış arazileri de iyileştirebilen çiftçilik sistemidir .” (FAO, 2021). [K#2] Koruyucu Tarım, tarımsal sistemlerin çesitiliği ve ürün rotasyonu ile beraber, toprağa en az müdahale veya hiç müdahale edilmemesini (işlemesiz tarım) öngören, kaynak koruyucu tarımsal üretim sistemine yönelik sürdürülebilir bir agro-ekoloijk yaklaşım olarak kabul edilir. [K#3 / Sf. 3] Koruyucu Tarımın 3 İlkesi  [K#3 / Sf. 25] 1.  Toprak işlemeyi azaltma : Toprak yapı...

Çeşme Tarımında Yeni Dönem: Ata Tohumları ve Sürdürülebilir Üretim Hamlesi

İzmir'in Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Yerel Tohum Merkezi 'ni ziyaret ederek, ata tohumlarını yaşatma ve yerel üretimi güçlendirme çalışmalarını değerlendirdi. Başkan Denizli, sürdürülebilir tarım anlayışıyla, üreticilere fide, tohum ve eğitim desteği sunarak sağlıklı ve doğal ürünlerin tüketiciyle buluşmasını sağladıklarını belirtti. Çeşme Belediyesi Yerel Tohum Merkezi 'nde tarımda sürdürülebilirliği sağlamak adına yürütülen çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, merkeze gerçekleştirdiği ziyaret sırasında yerel üretimin güçlendirilmesine yönelik atılan adımları vurguladı. Başkan Lal Denizli'nin açıklamalarına göre, Çeşme Belediyesi, ata tohumlarını yaşatmak için çalışmalarına büyük önem veriyor. Merkezdeki seralarda yazlık sebze ve fidan üretimi yapılırken, 70 bin adet fide üretiliyor. Çeşme'nin farklı bölgelerinde dağıtılmak üzere 40 bin adet domates, 10 bin adet patlıcan ve 15 bin adet biber fidesi üretimi de gerçekleşt...

Koruyucu Tarım ve Koruyucu Toprak İşleme [Makale]

KORUYUCU TARIM VE KORUYUCU TOPRAK İŞLEME Harun YALÇIN (1) , Erdem AYKAS (2) , Mehmet EVRENOSOĞLU (3) Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 2003 40(2):153-160 ISSN 1018-8851  (1) Yrd. Doç. Dr. E.Ü. Ziraat Fakültesi, Tarım Makinaları Bölümü, Bornova, İZMİR.  (2) Doç. Dr. E.Ü. Ziraat Fakültesi, Tarım Makinaları Bölümü, Bornova, İZMİR.  (3) Arş. Gör. E.Ü. Ziraat Fakültesi, Tarım Makinaları Bölümü, Bornova, İZMİR . Giriş Koruyucu tarım insanlığın gereksinim ve faaliyetlerinin çevre ve diğer canlı türleri üzerindeki uzun vadeli etkilerini dikkate alarak, doğru üretim yapma düşüncesidir. Bu üretim faaliyeti içinde özellikle yenilenemeyen veya yenilenmesi çok uzun yıllar alan doğal kaynakları korumak ve çevreyi bozulmaktan veya kirlenmekten koruyan yöntemleri uygulamak iki önemli düşünce olarak karşımıza çıkar.  Doğal ekosistemde çok sağlam olan dengenin agroekosistemde daha narin olduğu, bu nedenle toprak işleme, gübreleme, sulama ve ilaçlamanın çok dikkatli yapılması ...

"Kısıtlı Sulama Koşullarında Tarımsal Üretkenliği Sürdürebilmek Mümkün" [Video]

Ege Üniversitesi'nden (EÜ) Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Kayıkçıoğlu, kontrolsüz su kullanımı, yağışların azalması ve küresel ısınmanın bitkisel üretimi olumsuz etkilediğini belirtip, "Susuz koşullarda Ege Bölgesi'nde buğday, arpa, kışlık dönemde baklagil yetiştirilebiliyor. Suyun azaldığı koşullarda etkili sulama yöntemlerini uygulayarak verimi korumayı sağlıyoruz. Kısıtlı sulama koşullarında da tarımsal üretkenliği sürdürebilmek mümkün" dedi. Yetersiz yağışlar, kuraklık ve kontrolsüz su kullanımı tarımsal üretimi tehdit ediyor. Bu durum gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım için ciddi sorunlara yol açıyor. Son 15 yılda Ege Bölgesi'nde yüzde 15'e varan yağış azalmaları meydana geldiğini belirten EÜ Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Kayıkçıoğlu, "2025 Mart'ta yüzde 79'a varan yağış azlığı oluştu. Yağış azlığı suyun en fazla kullanıldığı sektörlerin başına gelen tarımı oldukça derinden etkiliyor...