Ana içeriğe atla

Yoğun Toprak İşlemenin Zararları Nelerdir?

Yoğun Toprak İşlemenin Zararları Nelerdir? | Toprak TEMA | Koruyucu Tarım | WWW.KORUYUCUTARIM.COM
[Görsel Kaynak: Toprak TEMA]

Yoğun tarım uygulamaları, topraktaki organik madde miktarını azaltır.

YOĞUN TOPRAK İŞLEME

Temel amacı iyi bir tohum yatağı hazırlamak olan toprak işleme, genel olarak ekinin büyümesine yönelik koşulları en uygun şekilde sürdürmek için fiziksel, kimyasal veya biyolojik olarak toprağa müdahale etme süreci olarak tanımlanır. Bu nedenle toprak işlemenin etkileri, toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri üzerinde belirgin şekilde gözlenir.¹

Toprak işleme sistemlerini üç temel başlıkta toplamak mümkün: Yoğun toprak işleme, koruyucu toprak işleme ve toprak işlemesiz tarım (sıfır toprak işleme).

   1 ◦ Yoğun toprak ișlemede toprak ekim öncesinde ve ürün yetiştirme sürecinde traktörlere yerleştirilen araçlarla birkaç kez işlenir. Genellikle pulluk kullanılarak toprak sürekli alt üst edilir. Bu işleme şeklinde, başlangıçta, toprak üzerindeki tüm ürün artıkları temizlenir, toprak her tür bitkiden arındırılır. Böylece toprak belli bir süre örtüsüz bırakılır, bu nedenle bu işleme tipinde erozyonla toprak kaybı yüksektir.

   2 ◦ Koruyucu toprak ișleme sisteminde toprağı devirerek işleyen pulluk ve benzeri aletler kullanılmaz. Tamamı değil de arazinin yalnızca ekilecek ürün için ihtiyaç duyulan kadarı ișlenir. Bu sistemde ön bitki veya ürün artıkları tarla yüzeyinde bırakılır. Arazide en az %30 oranında ürün artığı kalır veya bunlar çürümeye bırakılır (malçlama yapılır). Erozyona karşı toprak koruma tedbirleri alınır. 

   3 ◦ Toprak ișlemesiz tarım sisteminde toprak işleme yapılmaksızın doğrudan ekim makinaları ile ekim yapılır ve bitki gelişme süresince hiçbir toprak ișlemesi yapılmaz.² Böyle bir sistemin yüzey kalıntıları, toprak ve su tasarrufu için son derece önemlidir. Yabancı ot kontrolü genellikle herbisitlerle veya bazı durumlarda ekin nöbetiyle (rotasyonuyla) sağlanır.³

İdeal bir toprak işleme uygulamasında;
   》Toprak verimliliğinin korunması, 
   》Toprak kaybının (erozyonun) azaltılması, 
   》Toprak sıkışıklığının önlenmesi, 
   》Topraktaki biyoçeşitliliğin korunması hedeflenir.⁴

Yoğun toprak işleme ve endüstriyel tarım arasında güçlü bir ilişki vardır. Endüstriyel tarım kullanılan yöntemler ile en düşük maliyetle en fazla ürün elde etme ve kârı hedefler.⁵ Toprak yaşayan bir varlıktan çok bir fabrika gibi görülür ve üretimi arttırmak için sürülür, üretimin kontrolü daha kolay olduğu için tek tip ekin yetiştiriciliği tercih edilir ve üretim gübre ve zararlı organizmaları engelleyici maddelerle (pestisitlerle) kontrol altına alınmaya çalışılır. Tüm bu süreçte toprağın yoğun olarak işlenmesi topraktaki organik madde miktarının azalmasına, toprağı gevşek ve kolay ufalanır halde tutan organizmaların habitatının ortadan kalkmasına ve özellikle üst toprağa bağlı mikroorganizma faaliyetlerinin azalmasına neden olur. Böylece yapısı bozulan toprak sıkışır, bozulur ve erozyona daha elverişli hale gelir.⁶

Toprağın sürülmesi toprağın alt katmanlarında yaşayan organizmaları, özellikle de toprak solucanlarını yüzeye çıkararak onların yırtıcı canlılardan ve aşırı hava koşullarından zarar görmelerine neden olur.⁷ Ayrıca, toprağı sıkıştırarak toprak taneleri arasındaki boşluğu azaltır, sıkışmış bir toprakta bitkiler köklerini yeterince geliştiremez, topraktaki oksijen miktarı hızla düşer ve organizmalar solunum yapamaz hale gelir, toprak canlı tür çeşitliliğini giderek kaybeder.

Yapay azotlu gübreler toprağı asitlendirdiğinden, bir süre sonra toprak biyoçeşitliliği üzerinde olumsuz etkide bulunurlar. Pestisit ise toprak biyoçeşitliliğini etkileyerek zamanla toprağın bozulmasına neden olur.

Bir tarım arazisinde tek bir ekin türünün yetiştirilmesi durumuna monokültür (tek bitki tarımı) tarım denir. Sürekli monokültür tarım toprakta mikropların daha hızlı birikmesine, toprağın ve ekinin hastalıklara karşı direncinin azalmasına neden olur. Yıllarca ayni bitkinin değiştirilmeden yetiştirilmesi sonucunda toprağın besin bakımından giderek zayıfladığı görülür.¹⁰

Dünya genelindeki tarım alanlarının %75'i ve doğal varlıkların büyük bölümü dünya nüfusunun %30'unu beslemek için kullanılıyor. Diğer taraftan dünya genelinde 500 milyondan fazla yerel üretici (köylü), dünya nüfusunun %70'ini doyurabilmek için tarım alanlarının %25'inde üretim yapıyor ve neredeyse hiçbir fosil yakıt ve kimyasal kullanmıyor.¹¹

Kaynaklar:
1. “Soil tillage in Africa: needs and challenges,” Food and Agriculture Organization of the United Nations (FAO), erişim Haziran 2018, http://www.fao.org/docrep/t1696e/t1696e09.htm
2. Ekoloji Kolektifi, Görünmez Elin Ekolojisi: Biyogüvenlik ve GDO (Ankara: Ekoloji Kollektifi Yayınları, 2010), 3.
3. Erdem Aykas, Engin Çankır, Harun Yalçın, Bülent Okur, Yıldız Nemli, Ahmet Çelik, Koruyucu Toprak İşleme, Doğrudan Ekim ve Türkiye’deki Uygulamalar (Ankara: T. M. M. O. B. Ziraat Mühendisleri Odası Yayınları, 2005), 272.
4. Rattan Lal, “Importance of tillage systems in soil and water management in the tropics,” Soil Tillage and Crop Production, ed. R. Lal içinde, 25-32. IITA Proc. Ser. 2.
5. Ekoloji Kolektifi, Görünmez Elin Ekolojisi, 3.
6. “Toprak Atlası,” Heinrich Böll Stiftung, Institute for Advanced Sustainability Studies, Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği, erişim Haziran, 2018, https://tr.boell.org/sites/default/files/toprak_atlasi_en_son_hal_-_final_1.pdf.
7. Cathy Clermont-Dauphin ve ark., “Cropping Systems to Improve Soil Biodiversity and Ecosystem Services: The Outlook and Lines of Research,” Sustainable Agriculture Reviews 14: Agroecology and Global Change içinde, ed. Harry Ozier-Lafontaine ve Magalie Lesueur-Jannoyer, (London: Springer, 2014),134.
8. Ekrem Lütfi Aksakal, “Toprak Sıkışması ve Tarımsal Açıdan Önemi,” Atatürk Üniv. Ziraat Fak. Derg. 35, no. 3, (2004): 247.
9. A.g.e.
10. David J. Connor, Robert S. Loomis ve Kenneth G. Cassman, Crop Ecology: Productivity and Management in Agricultural Systems (Cambridge: Cambridge University Press, 2011), 71.
11. Toprak Atlası, 21.

KAYNAK: Toprak TEMA
TEMA, Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı 

En çok okunan yayınlar

Ağır Metal Kirliliği ve Kenevir Bitkisinin (Cannabis sativa L.) Fitoremediasyon Yönteminde Kullanılabilirliği [Makale]

2. ULUSLARARASI 19 MAYIS YENİLİKÇİ BİLİMSEL YAKLAŞIMLAR KONGRESİ Uygulamalı Bilimler 27 - 29 Aralık 2019 Samsun, Türkiye AĞIR METAL KİRLİLİĞİ VE KENEVİR BİTKİSİNİN ( Cannabis sativa  L.) FİTOREMEDİASYON YÖNTEMİNDE KULLANILABİLİRLİĞİ Zir. Müh. Rıza PASLI 19 Mayıs Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Doç. Dr. Selim AYTAÇ 19 Mayıs Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Zir. Müh. Derya AKSOY 19 Mayıs Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Özet Özellikle sanayi devrimiyle başlayan ve günümüzde de hızla devam eden üretimde büyüme indeksi, artan nüfusun zorunlu ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik başlamış olsa da beraberinde birçok sorun getirmiştir. Özellikle, kaynağı endüstriyel atıklar olan (Madensel, Endüstriyel katı, sıvı ve gazlar, suni gübreler, pestisitler, egzoz gazları) ve bölgede bulunan kayaçların çözünerek içerisinde barındırdığı ağır metallerin yer altı sularına karışması sonucu oluşan metal birikimi çevre sağlığı için hayati önem teşkil etmektedir. Toprakta ve yer altı sularında biriken...

Kronik Ağrıdan Kansere: 11 Milyar Dolarlık Pazarın Yeni Yıldızı Kenevir

Kronik ağrıdan kansere: 11 milyar dolarlık pazarın yeni yıldızı KENEVİR (Ahmed Salih'in Timeturk.com'daki 19 Ağustos 2025 tarihli yazısından alıntıdır.) Kenevir, 11 milyar dolarlık küresel pazar hacmiyle tekstilden ilaca uzanan ürün yelpazesi, çevresel faydaları ve kannabinoidlerin tıbbi potansiyeliyle, Türkiye ve dünya için sürdürülebilir kalkınmada dönüştürücü bir güç vadediyor. Görsel Tasarım:  Kenevir Birliği AHMED SALİH – TIMETURK ÖZEL Kenevir, M.Ö. 8000'lere uzanan tarihsel kullanımından 2025'te 11 milyar dolarlık küresel pazar hacmine ulaşan potansiyeliyle, tekstilden gıdaya, enerjiden ilaca kadar geniş bir ürün yelpazesi sunarak sürdürülebilir kalkınma için bir “ mucize ” bitki olarak öne çıkıyor. Lif, sap ve tohumlarının atıksız kullanımı, çevre dostu üretimle birleştiğinde, karbon emilimi ve toprak ıslahı gibi faydalarla iklim değişikliğine karşı mücadelede güçlü bir müttefik oluşturuyor . Kannabinoidlerin ağrı, epilepsi ve enflamasyon gibi rahatsızlıklar...

Şanlıurfa’da Anıza Ekim Yöntemiyle Sürdürülebilir Tarım Hedefi

Şanlıurfa’da anıza ekim yöntemiyle sürdürülebilir tarım hedefi Türkiye’nin tarımsal üretim merkezlerinden Şanlıurfa’da, çiftçilere daha düşük maliyet ve daha yüksek verim sağlayacak bir yöntem yaygınlaştırılmaya hazırlanıyor. Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı GAP Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü Müdürlüğü (GAPTAEM), toprak sağlığını koruyan ve üretim giderlerini azaltan anıza ekim ( doğrudan ekim ) tekniği üzerine pilot çalışmalar yürüttü. Çalışma kapsamında GAPTAEM teknik personeli ziraat mühendisi Ahmet Çıkman, 40 dekarlık alanda ikinci ürün olarak pamuk ve mısır ekimi yaptı. Geleneksel toprak işleme yöntemlerinin yerine uygulanan bu teknik sayesinde, yakıt ve makine giderlerinde ciddi tasarruf sağlandığı gibi toprak sağlığı açısından da olumlu sonuçlar alındı. ÇİFTÇİLERE SAĞLANAN AVANTAJLAR GAPTAEM Müdürü İbrahim Halil Çetiner, yöntem sayesinde çiftçilere büyük kolaylıklar sunulduğunu belirterek şunları söyledi: “ Mercimek ve nohut gibi baklagillerin hasadından sonra toprağı sürmeden ...

Antalya Kepez Belediyesi, “Sera Atıkları Tehdit Değil, Toprağa Can Olsun” Projesiyle Ödül Aldı

Tarım Atıkları Toprağa Hayat Verdi, Kepez Ödül Aldı Akdeniz Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen 9. Akdeniz Belediyecilik Proje Yarışması’nda Kepez Belediyesi, “ Sera Atıkları Tehdit Değil, Toprağa Can Olsun ” projesiyle ödüle layık görüldü. Antalya’nın Kepez Belediyesi, çevre dostu yaklaşımı ve sürdürülebilir tarım hedefiyle geliştirdiği “ Sera Atıkları Tehdit Değil, Toprağa Can Olsun ” projesiyle Akdeniz Belediyeler Birliği’nin bu yıl dokuzuncusunu düzenlediği Akdeniz Belediyecilik Proje Yarışması’nda “Çevre Koruma ve Altyapı Çalışmaları” kategorisinde üçüncülük ödülüne layık görüldü. Ödül, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’e Akseki Belediye Başkanı İlkay Akça tarafından takdim edildi. Kepez’den Doğaya Katkı: Sera Atıkları Komposta Dönüşüyor Kepez Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen proje, ilçede yaygın olarak yapılan sera tarımından kaynaklanan bitkisel atıkların çevreye zarar vermesini önlemeyi hedefliyor. Yüksek organik içerikli...

İstanbul Üniversitesi Tarımsal Sürdürülebilirlik Sertifika Programı

TARIMSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK SERTİFİKA PROGRAMI Tarımsal sürdürülebilirlik, tarım faaliyetlerinin uzun vadede çevresel, ekonomik ve sosyal açıdan dengeli ve sağlıklı bir şekilde yürütülmesini sağlayan bir yaklaşımdır. Eğitim Tarihleri SON BAŞVURU TARİHİ :   5 Eylül 2025 Eğitim Tarihleri: 5 Eylül - 12 Ekim Sınav Tarihleri: 6 Ekim - 12 Ekim Eğitim Süresi: 1 AY Öne Çıkanlar • Üniversite Onaylı e-Devlet'te Sorgulanabilir Belge • Bilgisayar, Telefon ve Tabletten Erişim • Sektör İhtiyaçlarına Uygun Gelişim Programları Tarımsal Sürdürülebilirlik Nedir? Tarımsal sürdürülebilirlik, doğal kaynakları koruyarak, çevresel etkileri azaltarak ve ekonomik olarak verimli bir şekilde tarım yapma pratiğidir. Bu kavram, uzun vadeli tarımsal üretim sistemlerinin sağlıklı, çevre dostu ve toplum yararına olmasını sağlar. Tarımsal Sürdürülebilirlik Sertifika Programı, katılımcılara tarım sektöründeki sürdürülebilir uygulamaları ve stratejileri öğretir. Bu eğitim, çevreyi koruma, kaynakları verimli kullanma ...

Muğla’da Doğa Dostu Tarım Devrimi; Amarant Yetiştiriliyor

Muğla’da Doğa Dostu Tarım Devrimi; Amarant Yetiştiriliyor Muğla’da su, gübre ve çapa gerektirmeyen amarant bitkisi yetiştiriliyor. Yüksek protein, demir ve B vitaminleri ile süper besin olarak öne çıkan amarant, sürdürülebilir tarımın ve yerli üretimin yeni sembolü oluyor. Muğla’da tarımda sürdürülebilir ve doğa dostu bir girişim başlatıldı. Bölgedeki tarım arazilerinde, su, gübre ve çapa gerektirmeyen amarant bitkisi yetiştirilmeye başlandı. Bu girişim, hem çevreye duyarlı üretim anlayışını hem de besin değeri yüksek ürünleri destekleyen bir örnek olarak öne çıkıyor. Amarant, tarih boyunca Aztekler ve İnkalar tarafından süper besin olarak tüketilmiş, günümüzde ise yüksek protein içeriği, lizinin bol miktarda bulunması ve glutensiz yapısıyla modern beslenme trendlerinde “superfood” kategorisinde değerlendiriliyor. Bitki ayrıca demir, magnezyum, lif ve B vitaminleri açısından da zengin bir kaynak olarak biliniyor. Özellikle vegan ve vejetaryen beslenenler için ön...

Agroekolojik Bakış Açısından Türkiye’de Tarımsal Sürdürülebilirlik [Makale]

AGROEKOLOJİK BAKIŞ AÇISINDAN TÜRKİYE’DE TARIMSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK   Fiscaoeconomia, Araştırma Makalesi Yıl 2023, Cilt: 7 Sayı: Özel Sayı, 120 - 151, 29.10.2023 Onur Yeni, Özgür Teoman https://doi.org/10.25295/fsecon.1355937 Öz Bu çalışma, 2000 yılı sonrası dönemde Türkiye’de tarımsal sürdürülebilirliğin durumunu agroekolojik bakış açısından değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Agroekoloji, modern endüstriyel tarım sistemlerinin neden olduğu çeşitli çevresel ve sosyoekonomik sorunlara alternatif bir yaklaşım sunarken, üretim sürecinde yer alan tüm paydaşların katılımını öncelemektedir. Bu bağlamda kimyasal girdi kullanımının azaltılması, biyoçeşitliliğin ve toprağın korunması, küçük üreticiler başta olmak üzere tarımsal üreticiler arasında bilgi, beceri ve teknoloji akışının sağlanması, kır ile kent arasında bir toplumsal dayanışma ekonomisinin oluşturulması agroekolojinin amaçları arasında yer almaktadır. Çalışmada ele alınan dönem, Türkiye’de tarım sektöründeki neoliberal politik...

Kentsel Agroforestry | Kentsel Tarımsal Ormancılık [Makale]

Kentsel Agroforestry (Kentsel Tarımsal Ormancılık) İbrahim Turna, Deniz Güney, Fahrettin Atar Ormancılık Araştırma Dergisi | Derleme Yıl 2025, Cilt: 12, Sayı: 1, 59 - 78, 21.06.2025 https://doi.org/10.17568/ogmoad.1666533 Öz Kentsel alanlarda artan nüfus, düzensiz yapılaşma ve çevresel sorunlar, yeşil alanların hem nicelik hem de işlevsellik açısından yeniden ele alınmasını zorunlu kılmaktadır. Bu çalışmada, kent içi ve çevresinde kentsel agroforestry (tarımsal ormancılık) sistemlerinin uygulanabilirliği ve ekosistem temelli katkıları değerlendirilmiştir. Kentsel agroforestry gıda üretimi, karbon yutak alanı oluşturma, iklimi düzenleme, toprak ıslahı, biyolojik çeşitliliğin desteklenmesi ve toplumsal bütünleşme gibi çok yönlü faydaları sunmaktadır. Tabakalı bitki tasarımı esasına dayalı bu sistemlerde; ağaç, çalı, otsu ve yer örtücü bitkilerle birlikte yenilebilir türlerin entegrasyonu hem estetik hem de fonksiyonel kazanç sağlamaktadır. Ayrıca, sosyal etkileşimi artıran,...