Ana içeriğe atla

Koruyucu Tarım ve Koruyucu Toprak İşleme [Makale]

Koruyucu Tarım ve Koruyucu Toprak İşleme  Harun YALÇIN, Erdem AYKAS, Mehmet EVRENOSOĞLU Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 2003

KORUYUCU TARIM VE KORUYUCU TOPRAK İŞLEME

Harun YALÇIN(1), Erdem AYKAS(2), Mehmet EVRENOSOĞLU(3)
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 2003
40(2):153-160 ISSN 1018-8851 
(1) Yrd. Doç. Dr. E.Ü. Ziraat Fakültesi, Tarım Makinaları Bölümü, Bornova, İZMİR. 
(2) Doç. Dr. E.Ü. Ziraat Fakültesi, Tarım Makinaları Bölümü, Bornova, İZMİR. 
(3) Arş. Gör. E.Ü. Ziraat Fakültesi, Tarım Makinaları Bölümü, Bornova, İZMİR.

Giriş

Koruyucu tarım insanlığın gereksinim ve faaliyetlerinin çevre ve diğer canlı türleri üzerindeki uzun vadeli etkilerini dikkate alarak, doğru üretim yapma düşüncesidir. Bu üretim faaliyeti içinde özellikle yenilenemeyen veya yenilenmesi çok uzun yıllar alan doğal kaynakları korumak ve çevreyi bozulmaktan veya kirlenmekten koruyan yöntemleri uygulamak iki önemli düşünce olarak karşımıza çıkar. 

Doğal ekosistemde çok sağlam olan dengenin agroekosistemde daha narin olduğu, bu nedenle toprak işleme, gübreleme, sulama ve ilaçlamanın çok dikkatli yapılması gerektiği, yanlış uygulamaların onarılması çok güç olan çevre sorunları yaratacağı gerçeği son yıllarda doğru bir yaklaşımla önem kazanmıştır. Koruyucu tarım faaliyeti içerisinde toprak ve su muhafazası, organik gübre kullanımı, biyolojik kontrol, iyi tohumluk ve damızlık kullanımı önemli kriterlerdir (3). 

Düşük miktarda kimyasal kullanımı, enerji tasarrufu, toprak ve su gibi doğal kaynakların korunarak kullanımı olarak değerlendirilen koruyucu tarım içerisinde koruyucu toprak işleme önemli bir yer tutmaktadır. 

Şekil 1. Koruyucu toprak işleme yapılmış bir tarlada anız üzerinde  pamuk bitkileri (Söke) (2)
Şekil 1. Koruyucu toprak işleme yapılmış bir tarlada anız üzerinde pamuk bitkileri (Söke) (2) 

Genel olarak koruyucu tarım, toprak işlemeyi azaltan, değiştiren ve ortadan kaldıran yöntemlerden birini içerir. Koruyucu tarım ve koruyucu toprak işlemede ürün artıkları (anız) yakılmaz ve yıl boyunca düzgün bir toprak üstü atık dağılımı sağlanır. 

Koruyucu Toprak İşlemenin Çevreye Sağladığı Yararlar 

Geleneksel tarım; ürün artıklarının yakılması, yabancı ot kontrolü için derin toprak işleme gibi uygulamaları içerdiğinden, genel olarak çevre için zararlıdır. Bu teknikler toprakta sıkışıklığı arttırarak deformasyona ve erozyona neden olurken, aşırı gübre ve ilaç kullanımı sonucunda oluşan kalıntılar ile yeraltı sularının kirletilmesine de yol açarlar (1). Ayrıca geleneksel toprak işleme teknikleri, CO2’in atmosfere emisyonunu arttırarak global ısınmaya neden olur. Tarımın sürdürülebilirliğini çevreye verdiği olumsuz etkiler nedeniyle azaltır. 

Koruyucu toprak işleme ile topraktaki organik madde düzeyi artırılır, tarla trafiğinin azaltılması sonucu toprak daha az sıkıştırılır, yüzeyde geleneksel toprak işlemeye oranla daha çok bitki artığı kalacağı için su ve rüzgar erozyonu azaltılır. Topraktaki organik materyal sadece besin maddesi değil, toprağın doğal yapısını uzun süreli koruyan kritik bir düzenleyicidir.

Geleneksel yöntemde yer alan pulluk kullanımı ile toprağa yağmur damlalarının bombardımanı olmakta, sulama suyunun agregatlaşmamış toprak zerreciklerini sürüklemesi ile düşey erozyonla beraber taban taşı oluşumu da hızlanmaktadır. 

Dünyada tarım alanlarının %40’ı su ve rüzgar erozyonu etkisi altındadır. Yapılan araştırmalar yanlış ve bilinçsiz toprak işlemeden kaynaklanan erozyon nedeniyle yılda 150 ton/ha’lık bir toprak kaybının meydana geldiğini ortaya koymuştur. Bu kayıpları engellemenin en doğal yolu toprağı devirmeden işlemek, işlem sayısını azaltmak ve toprak yüzeyini mümkün olduğu kadar bitki örtüsü ile kaplı bulundurmaktan geçmektedir. Bu görüş Güney Brezilya’da, Kuzey Amerika’da, Yeni Zelanda ve Avusturalya’da toprağı korumaya yönelik hareket etme, hatta hiç toprak işlememe gibi sonuçları ortaya çıkarmıştır (8). Alt-üst edilmemiş bir toprakta bitki artıkları zamanla toprağın üzerinde bir malç tabakası oluşturur. Bu tabaka toprağı yağmurun ve rüzgarın fiziksel etkilerinden korurken, yüzeydeki nemin ve sıcaklığın devamlılığını sağlar, ayrıca toprak canlıları ve mikro organizmalar için de yaşam alanı oluşturur. Mikro organizmalar malçla temasa geçerek onu toprakla karıştırır ve çürümesini sağlayarak humus haline gelmesine yol açarlar (8). Aynı zamanda topraktaki organik materyal, su ve besin maddeleri için tampon görevi görmektedir. Toprak faunasındaki daha büyük canlılar ise toprağın doğal yapısını korumakta, derinlere doğru açtıkları tüneller sayesinde ağır yağmurlarda toprağın infiltrasyonunu artırmaktadır. Toprak içinde yaşayan bu canlıların toprağa olan etkilerine “biyolojik işleme” denilmektedir. Biyolojik işleme, mekanik işleme ile uyum göstermemektedir. 

Koruyucu Toprak İşlemenin Ekonomik Avantajları

Geleneksel toprak işleme, koruyucu toprak işlemeye özellikle sıfır toprak işlemeye göre makina yatırımı, bakım-onarımı, iş gücü bakımından daha yüksek girdilere ihtiyaç duymaktadır. Yapılan araştırmalar genel olarak koruyucu toprak işleme ve doğrudan ekimin enerji verimliliğini %25-100 artırdığı, enerji ihtiyacını da %15-50 arasında azalttığını ortaya koymuştur (4). 

Doğrudan ekim yönteminde, tarlada sadece ekim için bir kez geçiş yapılırken, geleneksel yöntemde bu sayı en az iki veya daha fazladır. Daha az sayıda geçiş, daha az makina yıpranması ve bakım maliyeti demektir. Doğrudan ekim yöntemi, geleneksel toprak işleme yöntemine göre hektar başına yıllık ortalama 31.5 litre yakıt tasarrufu sağlamaktadır. Söz konusu tasarruf, koruyucu tarımın getirdiği giderleri (doğrudan ekim makinaları yatırımı ve herbisit uygulamaları gibi) karşılamakta, ve bu sistemi daha karlı hale getirmektedir. Güney Avrupa koşullarında yıllık ürünlerde doğrudan ekim yöntemi, geleneksel yönteme göre harcamaları hektar başına değişik bitkiler için ortalama 40-60 Euro’ya kadar düşürmektedir (4). Bu nedenle harcamaların azalması, koruyucu tarıma adapte olan üreticilerin motive olmasını sağlamaktadır. 

Toprak için en büyük tehlikelerden birsi olan erozyon toprak kaybının yanısıra ürün verimini de büyük ölçüde azaltmaktadır. Örneğin, ağır erozyona uğramış bölgelerdeki bazı bitkilerde ürün verimi, diğer bölgelere göre % 9-34 kadar daha düşük olabilmektedir (4). 

Özellikle çapa bitkileri ve tahıl üretimindeki yukarıda sayılan faydalarının yanında koruyucu tarımın aşağıdaki yararlarını da göz önünde bulundurmak gerekir. 

• Yakıt, zaman, makina yıpranması ve işçilikten tasarruf, 
• Üretimde düzenlilik, 
• Topraktaki besin maddelerinin korunması, 
• Kurak iklim bölgelerinde ürün yetiştirme kolaylığı, 
• Çiftlik ve yeraltı sularındaki kalitenin korunması, 
• Devlet kredisi desteği (özellikle yurtdışında uygulanmaktadır.) 

Koruyucu Tarım ve Koruyucu Toprak İşlemenin Dezavantajları

• Pahalı ve değişik özellikleri olan üretim ekipmanları başlangıçta yüksek yatırım maliyeti gerektirir. 
• Anız artıklarının tohumla teması toksik etki yaratabileceğinden özel ekim makinelerinin kullanılması zorunludur (5). 
• Toprak az veya hiç işlenmeyeceğinden ortaya çıkacak yabancı otlarla mücadele şarttır. 
• Üreticilerin eğitimini gerektirir, çünkü tamamıyla yeni bir dinamiğe sahip koruyucu tarım sistemleri yüksek derecede yönetim kabiliyetine ihtiyaç duymaktadır. 
• Uzun dönemli deneyimler koruyucu toprak işlemede, üreticilerin gübreleme ve ilaçlamada farklı tekniklerin kullanımı, yabancı ot mücadele teknikleri farklılığı gibi değişik problemlerle karşılaştığını göstermiştir. 

Koruyucu Tarımda Kimyasal Kullanımı

Koruyucu tarımda herbisitle yabancı ot kontrolü zorunludur. Fakat yüksek doz uygulamalardan kaçınmak gerekir. Daha evvel yapılan uygulamalarda koruyucu toprak işleme yapılmış bir yerde bir kaç yıldan sonra kullanılması gereken kimyasalların miktarının azaldığı görülmüştür. Azaltılmış toprak işlemenin uygulanabilmesi için, topraktaki organizmaların toprağı işleme görevini yerine getirebilmeleri gerekmektedir. 

Şekil 2. Koruyucu toprak işlemede (doğrudan ekim) yabancı ot kontrolü için herbisit  kullanımı (Menemen) (7)
Şekil 2. Koruyucu toprak işlemede (doğrudan ekim) yabancı ot kontrolü için herbisit kullanımı (Menemen) (7) 

Geçmişte bitki artıklarını yakmak ve toprağı pullukla işlemek, yabancı otları, zararlı ve hastalıkları önleyen sağlıklı bir yöntem olarak görülmekteydi. Ancak koruyucu toprak işlemeye dayalı bir sistemde, zararlı hayvan ve bitkilerin kontrolü, biyolojik işleme alternatifleri kullanmayı gerektirmektedir. Entegre böcek yönetimi (Integrated Pest Management = IPM) zorunlu olup koruyucu tarım için gereklidir. IPM teknikleri doğal dengeyi bozmadan üreticilere tarladaki böceklerin düzeylerini gözetlemeye ve kontrol etmeye yardımcı olur. Ürün rotasyonu bunu sağlayabilecek yöntemlerden biridir. Rotasyonla belirli ürünler arasındaki enfeksiyon zinciri önlenir, değişik özelliğe sahip bitkiler yoğun şekilde kullanılır. 

Koruyucu tarımda sentetik kimyasal pestisitler, özel herbisitler ilk yıllarda kaçınılmaz olarak kullanılır. Ancak zamanla ekosistemdeki organizmalar arasında yeni bir bağ oluşmaya başlar. Oluşan yeni bağ içinde zararlı ve yararlı organizmalar ile yabancı otlar belirlenir. Üretici böylece yeni üretim sistemini öğrenir, sentetik pestisit, herbisit ve mineral gübrelerin kullanımını geleneksel yöntemin altında bir seviyeye düşürür. 

Dünyada Koruyucu Tarımın Durumu ve Geleceği 

Amerika’nın yaklaşık 45 milyon hektarlık tarım alanında koruyucu tarım uygulanmaktadır. Brezilya’nın bazı bölgelerinde koruyucu tarım uygulamaları için resmi zorunluluklar vardır. Orta Amerika ülkelerinden Kosta Rika’da ise konuyu teşvik eden koruyucu tarım departmanları bulunmaktadır. 

Koruyucu tarımın en temel yöntemi olan toprak işlemesiz yöntem doğrudan ekim yöntemi, tarım alanlarının Paraguay’da %52’sinde, Arjantin’de %32 ‘sinde ve Brezilya’da ise %32’sinde uygulanmaktadır. Doğrudan ekim ile işlenen en büyük tarım alanları Amerika’da olup, ülkenin %16’sında doğrudan ekim yapılmaktadır. 

Güney Amerika'daki koruyucu tarım uzmanları bölgesel tarımcılar ile organize bir biçimde yayım ve tanıtım çalışmalarını sürdürmektedirler. Bu çalışmalar ülkedeki araştırma enstitüleri tarafından da desteklenmektedir. Bu tür destekler, üreticilerin alışmış olduları çalışma düzenlerinde radikal değişikliklere neden olmaktadır. Böylece yeni teknolojilere ayak uydurmada motivasyon kazanmaktadırlar. 

Afrika kıtasında, Güney Afrika ve Zimbabwe’de ancak büyük çiftliklerde koruyucu tarım uygulanmaktadır. Avrupa'da olduğu gibi burada da çiftçi klüpleri (no-till farmers’ club) koruyucu tarımın yayılması için çalışmaktadırlar. 

Orta Asya'daki eski Sovyetler Birliği ülkelerinde, koruyucu tarım uygulaması, yüksek oranda erozyon ve koruyucu tarıma uygun tarım makinalarının yetersizliği nedeniyle uygulanması zor görülmektedir. 

Koruyucu Tarımda Başarılı Olmanın Kuralları

• İlkbaharda yavaş ısınan, drenajı iyi topraklar, koruyucu toprak işlemeye daha uygundur. 
• Toprak verimliği her yıl yapılacak toprak analizleri ile ortaya konulmalıdır. 
• Bölgedeki yabancı otları ekimden önce belirlemek ve onlara uygun herbisit hazırlamak gereklidir. 
• Yabancı otları takip ederek, daha sonraki yıllar için planlama yapmak zorunluluğu vardır. 
• İnsektisitler belirlenmeli, ancak doğal mücadeleciler (predatörler) ekonomik kontrol sağlayamadığı durumlarda insektisit uygulamasına geçilmelidir. 
• Hasat zamanında gelecek yılın ürün artıklarının dağıtım planlaması yapılmalıdır. Hasat sonrası ürün artıklarının tarlada düzgün bir şekilde yayılı olması sağlanmalıdır. 
• Koruyucu toprak işlemenin avantajlarının ortaya çıkması birkaç yıl alabilir, ancak etkiler uzun süreli olacaktır. Bu nedenle sabırlı olmak gerekmektedir. 

Sonuç 

Koruyucu toprak işleme; mısır, buğday, soya ve pamuk gibi bitkilerin yetiştirilmesinde, çayır meraların yenilenmesinde başarıyla uygulanabilir bir yöntemdir. 

Şekil 4. Pamuk üretiminde doğrudan ekim uygulamaları (Söke) (2)
Şekil 4. Pamuk üretiminde doğrudan ekim uygulamaları (Söke) (2) 

Koruyucu toprak işleme genellikle özel ekipmanlara ihtiyaç duymasına rağmen, geleneksel makinaların tarla yüzeyinde daha çok kalıntı bırakacak şekilde uyarlanması da mümkündür. Ekipman ve işçilik maliyetleri pulluk veya diskaro ile işlem yapmak gerekmediği sürece düşük olacaktır.

Koruyucu toprak işlemenin yaygın olarak yapıldığı A.B.D gibi ülkelerde tarım şirketleri koruyucu tarım ve toprak işleme için gerekli ekipmanları kira olarak sunmaktadırlar. Bu tip şirketler, ülkede yaygın olarak hizmet vermekte ve araştırmalar yaparak üreticilere yardımcı olmaktadırlar. Türkiye’de koruyucu toprak işleme uygulamaları ancak araştırma veya çok küçük uygulamalar düzeyinde olup henüz yaygınlaşmamıştır (2). 

Ancak doğal kaynakları korumak, çevreyi bozulmaktan ve kirlenmekten kurtarmak için, sürdürülebilir tarım tekniklerinin ülkemizde de uygulamaya konulması gerekmektedir. Koruyucu toprak işleme hem ekonomik üretim için hem de çevreye katkı yönleriyle çok önem kazanmıştır. Bu nedenle konu ile ilgili çalışmaların artırılması zorunluluk olarak görülmektedir. 

Özet 

Bu makalede koruyucu tarım ve koruyucu toprak işlemenin ne olduğu anlatılmıştır. Koruyucu toprak işlemenin hem ekonomik yararları, hem de çevreye olumlu katkıları vardır. Ancak koruyucu toprak işleme uygulamalarında ilk yıllarda yüksek yatırım masrafları olup ayrıca yüksek bilgi düzeyine de ihtiyaç duyulmaktadır. Ülkemizde ancak araştırma düzeyinde olan uygulamaların dünyada olduğu gibi yaygınlaştırılması için yoğun çalışmalara ihtiyaç vardır. 

Kaynaklar 

1. Agriculture:Problems and Solutions, hhtp:/www.ars.usda.gov. 
2. Aykas, E., H., Yalçın, İ., Önal,Ü.,Evcim., 2003. İkinci Ürün Pamuk Üretiminde Doğrudan Ekim Uygulama Olanakları, Tübitak Araştırma Projesi, Togtag 2675. 
3. Berkman, A., 1986. Sürdürülebilir Tarımsal Kalkınmada Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Yeri ve Güneydoğu Anadolu Projesi, Tarım ve çevre İlişkileri Sempozyumu Bildiri Kitabı, Mersin. 
4. Conservation Agriculture: Economic Benefits, hhtp:/www.ecaf.org, (ecaf, European Conservation Agriculture Federation) 
5. Çakır, E., E.Aykas, H.Yalçın, 2001. Toprak İşlemesiz Ekimde (Doğrudan Ekim) Makinasının Kesici Ünitesinin Dizaynı, E.Ü.Araştırma Fonu Sonuç Raporu Proje No:97-ZRF-034 İZMİR 
6. Sartori, L., A.Peruzzi, 1994. The Evolution of No-Tillage in Italy: A Rewiew of The Scientıfıc Literature, Proceeding of the EC-Workshop-I (Experience with the applicability of no tillage crop production in the west-European countries) 
7. Sungur, N., E.Ulusoy, H.Yalçın, 1994. Ege Bölgesi Koşullarında İkinci Ürün Elde Etmede Mekanizasyon Olanakları, E.Ü.Araştırma Fonu No:89-ZRF-006 Nolu Proje Sonuç Raporu, İzmir. 
8. What is Conservation Agriculture?, http://www.fao.org/ag. 


Makale Kaynak:

PDF Dosyası

PDF Görüntüleyici ⤵️

MAKALENİN PDF DOSYASI AŞAĞIDA GÖRÜLMÜYORSA SAYFAYI TEKRAR YÜKLEMEK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN. (Bazı cihazlarda PDF görüntüleyici çalışmayabilir.)


En çok okunan yayınlar

Gaziantep Büyükşehir Ata Tohumlarına Sahip Çıkıyor

Gaziantep Büyükşehir Ata Tohumlarına Sahip Çıkıyor 13 Ağustos 2025 | İHA Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı " Ata Tohumları Kadın Çiftçilerin Elinde Yeniden Yeşeriyor Projesi " ile tohumda dışa bağımlılığın azalması ve uluslararası alanda tohum başlığında rekabet gücünün arttırılması hedefleniyor. Uygulama aşamasında olan, GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü iş birliğindeki proje için Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanlığı bünyesinde bulunan Tarım Okulu’nda Yerel Tohum Gen Bankası oluşturuldu. 9 ilden 97 çeşit ata tohumu toplandı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki 9 ilden toplam 97 çeşit ticari öneme sahip ata tohumu oluşturulan gen bankasına alınırken bölgede faaliyet gösteren kadın üreticilerin eliyle çoğaltılıyor. Proje kapsamında yerel çeşit kaynaklarının toplanması, karakterize edilmesi, verim potansiyeli yüksek olanlarının doğrudan tescil ile üretime kazandırılması, yerinde korunması ve ıslah çalışmalarında kullan...

Yoğun Toprak İşlemenin Zararları Nelerdir?

[Görsel Kaynak: Toprak TEMA ] Yoğun tarım uygulamaları, topraktaki organik madde miktarını azaltır. YOĞUN TOPRAK İŞLEME • Temel amacı iyi bir tohum yatağı hazırlamak olan toprak işleme , genel olarak ekinin büyümesine yönelik koşulları en uygun şekilde sürdürmek için fiziksel, kimyasal veya biyolojik olarak toprağa müdahale etme süreci olarak tanımlanır. Bu nedenle toprak işlemenin etkileri, toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri üzerinde belirgin şekilde gözlenir.¹ • Toprak işleme sistemleri ni üç temel başlıkta toplamak mümkün: Yoğun toprak işleme , koruyucu toprak işleme ve toprak işlemesiz tarım (sıfır toprak işleme).    1 ◦ Yoğun toprak ișleme de toprak ekim öncesinde ve ürün yetiştirme sürecinde traktörlere yerleştirilen araçlarla birkaç kez işlenir. Genellikle pulluk kullanılarak toprak sürekli alt üst edilir. Bu işleme şeklinde, başlangıçta, toprak üzerindeki tüm ürün artıkları temizlenir, toprak her tür bitkiden arındırılır. Böylece toprak belli bir ...

Türkiye’de Koruyucu Toprak İşleme ve Doğrudan Ekimin Benimsenmesi ve Yaygınlaştırılması için Atılması Gereken Adımlar [Makale]

TÜRKİYE’DE KORUYUCU TOPRAK İŞLEME VE DOĞRUDAN EKİMİN BENİMSENMESİ VE YAYGINLAŞTIRILMASI İÇİN ATILMASI GEREKEN ADIMLAR Tarım Makinaları Bilimi Dergisi, Araştırma Makalesi Yıl 2016, Cilt: 12 Sayı: 4, 243 - 253, 14.10. 2016 Ahmet ÇELİK Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarım Makinaları ve Teknolojileri Mühendisliği Bölümü, Erzurum   Özet :  Genel olarak doğal kaynakları ve çevre korumayı amaçlayan ve sürekli verimliliğe odaklanan koruyucu tarım ; toprak işlemeyi azaltan, değiştiren veya tamamen ortadan kaldıran yöntemlerden birini içermektedir . Tarımsal ekosistemi yönetmede önemli bir yaklaşım olarak da ön plana çıkan koruyucu tarım , dünya genelinde yaklaşık olarak 157 milyon hektar alan üzerinde yaygın bir şekilde uygulanmaktadır. En hızlı ilerleme bitkisel üretim alanlarının yaklaşık %60’ında bu uygulamalara yer veren Güney Amerika’da ortaya çıkmıştır. Dünya genelinde bu uygulamanın yapıldığı ülkeler ve coğrafi konumları dikkate alındığında, koruyucu toprak işleme ve do...

Ağır Metal Kirliliği ve Kenevir Bitkisinin (Cannabis sativa L.) Fitoremediasyon Yönteminde Kullanılabilirliği [Makale]

2. ULUSLARARASI 19 MAYIS YENİLİKÇİ BİLİMSEL YAKLAŞIMLAR KONGRESİ Uygulamalı Bilimler 27 - 29 Aralık 2019 Samsun, Türkiye AĞIR METAL KİRLİLİĞİ VE KENEVİR BİTKİSİNİN ( Cannabis sativa  L.) FİTOREMEDİASYON YÖNTEMİNDE KULLANILABİLİRLİĞİ Zir. Müh. Rıza PASLI 19 Mayıs Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Doç. Dr. Selim AYTAÇ 19 Mayıs Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Zir. Müh. Derya AKSOY 19 Mayıs Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Özet Özellikle sanayi devrimiyle başlayan ve günümüzde de hızla devam eden üretimde büyüme indeksi, artan nüfusun zorunlu ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik başlamış olsa da beraberinde birçok sorun getirmiştir. Özellikle, kaynağı endüstriyel atıklar olan (Madensel, Endüstriyel katı, sıvı ve gazlar, suni gübreler, pestisitler, egzoz gazları) ve bölgede bulunan kayaçların çözünerek içerisinde barındırdığı ağır metallerin yer altı sularına karışması sonucu oluşan metal birikimi çevre sağlığı için hayati önem teşkil etmektedir. Toprakta ve yer altı sularında biriken...

Kayseri’de Kadınlardan Doğal Üretim

Kayseri’de kadınlardan doğal üretim: Şehrin ortasında 20 dönümde tarım yapıyorlar! Kayseri’de 8 kadının kurduğu Yediveren Kadın Kooperatifi, 20 dönümlük alanda doğal tarım yapıyor. Hedef; sağlıklı gıda üretimi, kadın istihdamı ve çevre dostu projelerle büyümek. Kayseri ’nin Kocasinan ilçesinde kurulan Yediveren Kadın Kooperatifi, 8 kadın girişimcinin emeğiyle hem doğal tarım yapıyor hem de aile ekonomisine katkı sağlıyor. Yaklaşık 8 ay önce kurulan kooperatif, Kocasinan Belediyesi’nin tahsis ettiği 20 dönümlük arazide üretim faaliyetlerini sürdürüyor. Hayallerimizi de ektik Fasulye, domates, salatalık gibi sebze ağırlıklı ürünler yetiştiren kadınlar, şehirde doğal ve sağlıklı gıda arayışında olanlar için yeni bir alternatif oluşturuyor. Kooperatif Başkanı Rukiye Katırcı, “Bu topraklara sadece sebze değil, hayallerimizi de ektik. Onların yeşerdiğini görmek bize umut veriyor. Her kadının üretime katılabileceğini göstermek istiyoruz” dedi. Hedef: Ulaşılabilir ve sağlıklı gıda Kooperatifin...

Yeni Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Anlayışı | 27 Şubat 2025 | Saat: 14:00 - 16:00 [Online]

Yeni Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Anlayışı | Beykoz Üniversitesi 📍 Yer: Zoom 🗓 Tarih: 27-02-2025 ⏰️ Saat: 14:00 - 16:00 Sürdürülebilir tarım ve gıda alanındaki yenilikler üzerine olan " Yeni Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Anlayışı " başlıklı etkinlik, 27 Şubat 2025 tarihinde Zoom platformu üzerinden yapılacak. Etkinlikte, Sürdürülebilir Tarım ve Tedarik Zinciri Uzmanı Osman Yalçın Tekinarslan konuşmacı olarak yer alacak. Tekinarslan, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve tedarik zinciri yönetimi konularındaki derinlemesine bilgilerini paylaşacak.  Tarım ve gıda sektöründeki sürdürülebilirlik çalışmalarına ilgi duyan herkesin katılımı bekleniyor. Etkinliğe buradan katılabilirsiniz. Kaynak / Detaylı Bilgi: Beykoz Üniversitesi https://www.beykoz.edu.tr/etkinlik/5155-yeni-surdurulebilir-tarim-ve-gida-anlayisi    ▼ Diğer Etkinlikler ▼   https://www.koruyucutarim.com/p/etkinlikler.html  

Şanlıurfa’da Anıza Ekim Yöntemiyle Sürdürülebilir Tarım Hedefi

Şanlıurfa’da anıza ekim yöntemiyle sürdürülebilir tarım hedefi Türkiye’nin tarımsal üretim merkezlerinden Şanlıurfa’da, çiftçilere daha düşük maliyet ve daha yüksek verim sağlayacak bir yöntem yaygınlaştırılmaya hazırlanıyor. Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı GAP Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü Müdürlüğü (GAPTAEM), toprak sağlığını koruyan ve üretim giderlerini azaltan anıza ekim ( doğrudan ekim ) tekniği üzerine pilot çalışmalar yürüttü. Çalışma kapsamında GAPTAEM teknik personeli ziraat mühendisi Ahmet Çıkman, 40 dekarlık alanda ikinci ürün olarak pamuk ve mısır ekimi yaptı. Geleneksel toprak işleme yöntemlerinin yerine uygulanan bu teknik sayesinde, yakıt ve makine giderlerinde ciddi tasarruf sağlandığı gibi toprak sağlığı açısından da olumlu sonuçlar alındı. ÇİFTÇİLERE SAĞLANAN AVANTAJLAR GAPTAEM Müdürü İbrahim Halil Çetiner, yöntem sayesinde çiftçilere büyük kolaylıklar sunulduğunu belirterek şunları söyledi: “ Mercimek ve nohut gibi baklagillerin hasadından sonra toprağı sürmeden ...

İzmir Bornova’da Yeşil Dönüşüm

İzmir Bornova Belediyesi, Pınarbaşı’nın ardından 52 kadına üretim yapma imkanı sağlayacak ikinci Kent Bostanı ’nı Koşukavak Mahallesi’nde açacak. Yeni bostan için kuralar çekildi. Ayrıca STORMLOG Projesi kapsamında Kent Bostanı’ndan yararlanan vatandaşlara iklim değişikliği, su yönetimi ve verimli tarım konularında eğitim verildi. Belediye Başkanı Ömer Eşki, projenin yerel üretimi güçlendirmek ve sağlıklı gıdaya erişimi artırmak amacıyla farklı mahallelerde yaygınlaştırılacağını belirtti. Bornova Belediyesi, Kent Bostanları projesini büyüterek ikinci bostanı Koşukavak  Mahallesi’nde hayata geçiriyor. Daha önce Pınarbaşı’nda başlatılan ve büyük ilgi gören proje, bu kez 52 kadının üretime katılımıyla genişliyor. Kura çekimiyle belirlenen katılımcılar, kendilerine tahsis edilen 25 m²'lik parsellerde yazlık sebze üretimine başlayacak. İklim Dirençli Kentler için örnek proje Bornova Belediyesi, STORMLOG Projesi kapsamında Sivil Toplum Kuruluşları Yerleşkesi’nde kent bostanlarında akt...