Ana içeriğe atla

Ata Tohumlarıyla Tarımda Çevre Dostu Verimlilik

Ata Tohumlarıyla Tarımda Çevre Dostu Verimlilik | Muhabir: Ali Güreli | İlkhaber Gazetesi

Ata  tohumları, çevreye zarar vermeden yüksek verimlilik sunarak sürdürülebilir tarımın kapılarını aralıyor. Doğal dayanıklılığı ve kimyasal kullanımı azaltan yapısıyla hem ekosistemi koruyan hem de çiftçilerin daha sağlıklı ve bol ürün yetiştirmesini sağlayan ata tohumları ile yapılan tarımsal üretimler, Tarım ve Orman Bakanlığı ile belediyelerin projeleriyle yaygınlaştırılıyor.

Günümüzde hızla artan dünya nüfusu, çevresel değişiklikler ve tarımda kullanılan kimyasal ürünlerin etkisi, sağlıklı gıda üretimini zorlaştırıyor. Ancak, ata tohumları, sürdürülebilir tarımın temel taşlarından biri olarak bu zorluklarla başa çıkmak için güçlü bir çözüm sunuyor. Ata tohumları, genetik çeşitliliği artırarak sağlık, rekolte ve ekonomik açıdan pek çok fayda sağlıyor.

Sürdürülebilir tarımda ata tohumlarının rolü

Sürdürülebilir tarım, doğanın dengesini bozmadan uzun vadeli gıda üretimi yapmayı hedefliyor. Ata tohumları, bu amaca ulaşmada büyük bir rol oynuyor. Kimyasal gübreler ve pestisitlere bağımlılığı azaltarak doğaya zarar vermeden gıda üretimi yapılmasını sağlayan bu  tohumlar, geleneksel tarım yöntemlerine dayandığı için çevre dostu yapısıyla ekosistem üzerinde minimum etki yaratıyor.

Sağlık açısından ata tohumlarının önemi

Genetik mühendislikten uzak, doğal yollarla korunmuş olan ata tohumları, bu özellikleri sayesinde günümüzde birçok ürünün genetik yapısına müdahale edilmeden yetiştiriliyor. Kimyasal ilaçlar ve yapay gübreler kullanmadan yetiştirilen ata tohumları, gıda güvenliği ve sağlığı açısından önemli bir alternatif sunuyor. Modern tarımda sıkça karşılaşılan hormonlar ve pestisitler, insan sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabilirken, ata tohumları organik tarımın temelini atarak daha sağlıklı, besin değeri yüksek gıdaların üretilmesini sağlıyor.

Rekolte üzerindeki etkisi

Ata tohumlarının bir diğer önemli özelliğinin ise yüksek verimlilik ve adaptasyon kabiliyeti olduğu belirtiliyor. Bu tohumların genellikle çevresel koşullara daha dayanıklı sebebiyle rekolteye katkı sağladığı ifade ediliyor.  Geleneksel tarımda kullanılan hibrit tohumlar, belirli iklim ve toprak koşullarında daha verimli olabilirken, ata tohumları çok daha geniş bir coğrafyada başarıyla yetiştirilebiliyor. Bu da tarımda çeşitliliği artırarak, çiftçilerin iklim değişikliklerinden daha az etkilenmesini sağlıyor.

Ata Tohumlarıyla Tarımda Çevre Dostu Verimlilik | Muhabir: Ali Güreli | İlkhaber Gazetesi

Ekonomik açıdan yararlı olan ata tohumları ile üretim, bakanlık ve belediyelerin projeleriyle yaygınlaşıyor.

Yerel tohumların üretimi ve satışı, çiftçilere pazarlarda yeni gelir fırsatları yaratırken, Tarım ve Orman Bakanlığı ile belediyelerin projeleriyle de ata tohumları ile üretim teşvik ediliyor.

Sürdürülebilir tarımın önemli bir parçası olan ve gelecekte daha sağlıklı, verimli ve ekonomik bir tarım modeline geçişi sağlamada kritik önem taşıyan ata tohumları ile üretim, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından da teşvik ediliyor.

Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi koordinesinde 2021 yılında başlatılan “Yerel Nohut Çeşitlerinin Yerinde Korunması ve Pazarlanması Projesi” de bunlardan bir tanesini oluşturuyor.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği proje ile Gülnar’ın meşhur atalık nohudu yeniden hayat bulurken, Gülnarlı üreticiler hem ata mirasına sahip çıkmanın hem de kendi topraklarında kazanç elde etmenin mutluluğunu yaşıyor. Uygun hava koşulları dolayısıyla atalık nohutlarını toprakla buluşturan üreticiler, birkaç ay sonra hasat yapacak olmanın heyecanını şimdiden taşıyor.

Ziraat Mühendisi Pembegül Şeker, 2021 yılında başlatılan ve 2022-2023 yıllarında devam eden ‘Yerel Nohut Çeşitlerinin Yerinde Korunması ve Pazarlanması Projesi’ ile ilgili şunları belirtiyor: “3 yılda 71 üreticiye 4 bin 260 kilogram tohum desteği verildi. 2025 yılında ise Gülnar ilçesi Bereket Mahallesi’nde yaşayan 10 üreticiye daha destek olunarak toplamda 600 kilogram nohut desteği verilecek. Projeyle; Mersin’de yerel nohut üretiminin düzenli bir şekilde yapılması, pazarlanması ve sürdürülebilirliği sağlanmakta. Bu şekilde kaybolmaya yüz tutmuş atalık nohut üretiminin gelecek nesillere aktarılması ve gen kaynaklarının korunması amaçlanıyor.”

Proje kapsamında çiftçilerin, ürünlerin pazarlanması konusunda da desteklendiğini aktaran Şeker, “Proje kapsamında yerel  tohum üretiminin teşvik edildiği üreticilere, elde ettikleri ürünlerin pazarlanması kısmında gerek Mersin Büyükşehir Belediyesi gerekse de Mersinden Kadın Kooperatifi tarafından destek veriliyor” dedi.

Ali Güreli | İlkhaber Gazetesi
8 Nisan 2025

Haber ve Fotoğraf Kaynak:
 

En çok okunan yayınlar

Gaziantep Büyükşehir Ata Tohumlarına Sahip Çıkıyor

Gaziantep Büyükşehir Ata Tohumlarına Sahip Çıkıyor 13 Ağustos 2025 | İHA Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı " Ata Tohumları Kadın Çiftçilerin Elinde Yeniden Yeşeriyor Projesi " ile tohumda dışa bağımlılığın azalması ve uluslararası alanda tohum başlığında rekabet gücünün arttırılması hedefleniyor. Uygulama aşamasında olan, GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü iş birliğindeki proje için Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanlığı bünyesinde bulunan Tarım Okulu’nda Yerel Tohum Gen Bankası oluşturuldu. 9 ilden 97 çeşit ata tohumu toplandı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki 9 ilden toplam 97 çeşit ticari öneme sahip ata tohumu oluşturulan gen bankasına alınırken bölgede faaliyet gösteren kadın üreticilerin eliyle çoğaltılıyor. Proje kapsamında yerel çeşit kaynaklarının toplanması, karakterize edilmesi, verim potansiyeli yüksek olanlarının doğrudan tescil ile üretime kazandırılması, yerinde korunması ve ıslah çalışmalarında kullan...

Yoğun Toprak İşlemenin Zararları Nelerdir?

[Görsel Kaynak: Toprak TEMA ] Yoğun tarım uygulamaları, topraktaki organik madde miktarını azaltır. YOĞUN TOPRAK İŞLEME • Temel amacı iyi bir tohum yatağı hazırlamak olan toprak işleme , genel olarak ekinin büyümesine yönelik koşulları en uygun şekilde sürdürmek için fiziksel, kimyasal veya biyolojik olarak toprağa müdahale etme süreci olarak tanımlanır. Bu nedenle toprak işlemenin etkileri, toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri üzerinde belirgin şekilde gözlenir.¹ • Toprak işleme sistemleri ni üç temel başlıkta toplamak mümkün: Yoğun toprak işleme , koruyucu toprak işleme ve toprak işlemesiz tarım (sıfır toprak işleme).    1 ◦ Yoğun toprak ișleme de toprak ekim öncesinde ve ürün yetiştirme sürecinde traktörlere yerleştirilen araçlarla birkaç kez işlenir. Genellikle pulluk kullanılarak toprak sürekli alt üst edilir. Bu işleme şeklinde, başlangıçta, toprak üzerindeki tüm ürün artıkları temizlenir, toprak her tür bitkiden arındırılır. Böylece toprak belli bir ...

Türkiye’de Koruyucu Toprak İşleme ve Doğrudan Ekimin Benimsenmesi ve Yaygınlaştırılması için Atılması Gereken Adımlar [Makale]

TÜRKİYE’DE KORUYUCU TOPRAK İŞLEME VE DOĞRUDAN EKİMİN BENİMSENMESİ VE YAYGINLAŞTIRILMASI İÇİN ATILMASI GEREKEN ADIMLAR Tarım Makinaları Bilimi Dergisi, Araştırma Makalesi Yıl 2016, Cilt: 12 Sayı: 4, 243 - 253, 14.10. 2016 Ahmet ÇELİK Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarım Makinaları ve Teknolojileri Mühendisliği Bölümü, Erzurum   Özet :  Genel olarak doğal kaynakları ve çevre korumayı amaçlayan ve sürekli verimliliğe odaklanan koruyucu tarım ; toprak işlemeyi azaltan, değiştiren veya tamamen ortadan kaldıran yöntemlerden birini içermektedir . Tarımsal ekosistemi yönetmede önemli bir yaklaşım olarak da ön plana çıkan koruyucu tarım , dünya genelinde yaklaşık olarak 157 milyon hektar alan üzerinde yaygın bir şekilde uygulanmaktadır. En hızlı ilerleme bitkisel üretim alanlarının yaklaşık %60’ında bu uygulamalara yer veren Güney Amerika’da ortaya çıkmıştır. Dünya genelinde bu uygulamanın yapıldığı ülkeler ve coğrafi konumları dikkate alındığında, koruyucu toprak işleme ve do...

Ağır Metal Kirliliği ve Kenevir Bitkisinin (Cannabis sativa L.) Fitoremediasyon Yönteminde Kullanılabilirliği [Makale]

2. ULUSLARARASI 19 MAYIS YENİLİKÇİ BİLİMSEL YAKLAŞIMLAR KONGRESİ Uygulamalı Bilimler 27 - 29 Aralık 2019 Samsun, Türkiye AĞIR METAL KİRLİLİĞİ VE KENEVİR BİTKİSİNİN ( Cannabis sativa  L.) FİTOREMEDİASYON YÖNTEMİNDE KULLANILABİLİRLİĞİ Zir. Müh. Rıza PASLI 19 Mayıs Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Doç. Dr. Selim AYTAÇ 19 Mayıs Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Zir. Müh. Derya AKSOY 19 Mayıs Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Özet Özellikle sanayi devrimiyle başlayan ve günümüzde de hızla devam eden üretimde büyüme indeksi, artan nüfusun zorunlu ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik başlamış olsa da beraberinde birçok sorun getirmiştir. Özellikle, kaynağı endüstriyel atıklar olan (Madensel, Endüstriyel katı, sıvı ve gazlar, suni gübreler, pestisitler, egzoz gazları) ve bölgede bulunan kayaçların çözünerek içerisinde barındırdığı ağır metallerin yer altı sularına karışması sonucu oluşan metal birikimi çevre sağlığı için hayati önem teşkil etmektedir. Toprakta ve yer altı sularında biriken...

Kayseri’de Kadınlardan Doğal Üretim

Kayseri’de kadınlardan doğal üretim: Şehrin ortasında 20 dönümde tarım yapıyorlar! Kayseri’de 8 kadının kurduğu Yediveren Kadın Kooperatifi, 20 dönümlük alanda doğal tarım yapıyor. Hedef; sağlıklı gıda üretimi, kadın istihdamı ve çevre dostu projelerle büyümek. Kayseri ’nin Kocasinan ilçesinde kurulan Yediveren Kadın Kooperatifi, 8 kadın girişimcinin emeğiyle hem doğal tarım yapıyor hem de aile ekonomisine katkı sağlıyor. Yaklaşık 8 ay önce kurulan kooperatif, Kocasinan Belediyesi’nin tahsis ettiği 20 dönümlük arazide üretim faaliyetlerini sürdürüyor. Hayallerimizi de ektik Fasulye, domates, salatalık gibi sebze ağırlıklı ürünler yetiştiren kadınlar, şehirde doğal ve sağlıklı gıda arayışında olanlar için yeni bir alternatif oluşturuyor. Kooperatif Başkanı Rukiye Katırcı, “Bu topraklara sadece sebze değil, hayallerimizi de ektik. Onların yeşerdiğini görmek bize umut veriyor. Her kadının üretime katılabileceğini göstermek istiyoruz” dedi. Hedef: Ulaşılabilir ve sağlıklı gıda Kooperatifin...

Yeni Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Anlayışı | 27 Şubat 2025 | Saat: 14:00 - 16:00 [Online]

Yeni Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Anlayışı | Beykoz Üniversitesi 📍 Yer: Zoom 🗓 Tarih: 27-02-2025 ⏰️ Saat: 14:00 - 16:00 Sürdürülebilir tarım ve gıda alanındaki yenilikler üzerine olan " Yeni Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Anlayışı " başlıklı etkinlik, 27 Şubat 2025 tarihinde Zoom platformu üzerinden yapılacak. Etkinlikte, Sürdürülebilir Tarım ve Tedarik Zinciri Uzmanı Osman Yalçın Tekinarslan konuşmacı olarak yer alacak. Tekinarslan, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve tedarik zinciri yönetimi konularındaki derinlemesine bilgilerini paylaşacak.  Tarım ve gıda sektöründeki sürdürülebilirlik çalışmalarına ilgi duyan herkesin katılımı bekleniyor. Etkinliğe buradan katılabilirsiniz. Kaynak / Detaylı Bilgi: Beykoz Üniversitesi https://www.beykoz.edu.tr/etkinlik/5155-yeni-surdurulebilir-tarim-ve-gida-anlayisi    ▼ Diğer Etkinlikler ▼   https://www.koruyucutarim.com/p/etkinlikler.html  

Şanlıurfa’da Anıza Ekim Yöntemiyle Sürdürülebilir Tarım Hedefi

Şanlıurfa’da anıza ekim yöntemiyle sürdürülebilir tarım hedefi Türkiye’nin tarımsal üretim merkezlerinden Şanlıurfa’da, çiftçilere daha düşük maliyet ve daha yüksek verim sağlayacak bir yöntem yaygınlaştırılmaya hazırlanıyor. Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı GAP Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü Müdürlüğü (GAPTAEM), toprak sağlığını koruyan ve üretim giderlerini azaltan anıza ekim ( doğrudan ekim ) tekniği üzerine pilot çalışmalar yürüttü. Çalışma kapsamında GAPTAEM teknik personeli ziraat mühendisi Ahmet Çıkman, 40 dekarlık alanda ikinci ürün olarak pamuk ve mısır ekimi yaptı. Geleneksel toprak işleme yöntemlerinin yerine uygulanan bu teknik sayesinde, yakıt ve makine giderlerinde ciddi tasarruf sağlandığı gibi toprak sağlığı açısından da olumlu sonuçlar alındı. ÇİFTÇİLERE SAĞLANAN AVANTAJLAR GAPTAEM Müdürü İbrahim Halil Çetiner, yöntem sayesinde çiftçilere büyük kolaylıklar sunulduğunu belirterek şunları söyledi: “ Mercimek ve nohut gibi baklagillerin hasadından sonra toprağı sürmeden ...

İzmir Bornova’da Yeşil Dönüşüm

İzmir Bornova Belediyesi, Pınarbaşı’nın ardından 52 kadına üretim yapma imkanı sağlayacak ikinci Kent Bostanı ’nı Koşukavak Mahallesi’nde açacak. Yeni bostan için kuralar çekildi. Ayrıca STORMLOG Projesi kapsamında Kent Bostanı’ndan yararlanan vatandaşlara iklim değişikliği, su yönetimi ve verimli tarım konularında eğitim verildi. Belediye Başkanı Ömer Eşki, projenin yerel üretimi güçlendirmek ve sağlıklı gıdaya erişimi artırmak amacıyla farklı mahallelerde yaygınlaştırılacağını belirtti. Bornova Belediyesi, Kent Bostanları projesini büyüterek ikinci bostanı Koşukavak  Mahallesi’nde hayata geçiriyor. Daha önce Pınarbaşı’nda başlatılan ve büyük ilgi gören proje, bu kez 52 kadının üretime katılımıyla genişliyor. Kura çekimiyle belirlenen katılımcılar, kendilerine tahsis edilen 25 m²'lik parsellerde yazlık sebze üretimine başlayacak. İklim Dirençli Kentler için örnek proje Bornova Belediyesi, STORMLOG Projesi kapsamında Sivil Toplum Kuruluşları Yerleşkesi’nde kent bostanlarında akt...