Ana içeriğe atla

İklim Dostu Tarım Yöntemleri

İklim Dostu Tarım Yöntemleri

Küresel gıda sistemleri, her yıl gezegeni ısıtan sera gazı emisyonlarının yaklaşık üçte birinden sorumlu. Tarım açık ara farkla, ormansızlaşma ve biyolojik çeşitlilik kaybının en büyüki itici gücü.

Daha az et üretmek, daha az sentetik gübre kullanmak, gıda israfını durdurmak ve doğayı tarım alanlarına entegre etmek, bilim insanlarının gıda üretiminden kaynaklanan çevresel zararları azaltmak için önerdiği yöntemler arasında yer alıyor.

İklim dostu tarım yöntemlerini tanımlamak için çeşitli terimler kullanılıyor. Özellikle BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Uluslararası Uzmanlar Paneli (IPES-Food), Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri Hükümetlerarası Bilim-Politika Platformu (IPBES), ABD Tarım Bakanlığı gibi bilimsel çalışma gruplarından alınan bu terimler yeni yöntemleri tanımlamada kullanılıyor ve bunlardan 24 tanesi aşağıda sıralanıyor:

🌱 Agroekoloji

FAO’ya göre agroekoloji, “sürdürülebilir tarım ve gıda sistemlerinin tasarımı ve yönetimine ekolojik ve sosyal kavramları bir arada uygulayan bütünsel bir yaklaşım.’’

Agroekoloji, ekolojik bilim ve sosyal ilkeleri kullanarak, tüm bireyler için gıdaya erişim hakkı, kaynaklara adil erişim ve marjinalleşmiş grupların dahil edilmesi gibi prensiplere dayalı, sentetik gübre ve pestisit kullanmadan çeşitlendirilmiş mahsuller üretmeyi amaçlıyor.

Bu bütünsel yaklaşım, yerli geleneklerinden gelen bilgiler dahil farklı bilgi sistemlerini içeriyor.

🌱 Tarımsal Ormancılık (Agroforestry)

Tarım ve ormancılığın birleşimi olan agroforestry, ağaçların, diğer bitkilerin ve hayvanların birlikte yetiştirildiği sürdürülebilir bir arazi yönetim sistemi. Bu yaklaşım, çiftçilere odun, meyve ve diğer orman ürünleri gibi ek gelir sağlarken, toprak sağlığını iyileştiriyor, su döngüsünü iyileştiriyor, biyolojik çeşitliliği ve karbon depolamayı destekliyor. Ayrıca, çiftliklerde ağaç dikmek, arazileri ve binaları aşırı hava koşullarından korumaya yardımcı oluyor. 

🌱 Alley Cropping

Tarım ve ağaçların birleştirildiği bir yöntem olan alley cropping uygulamasında, ekonomik açıdan önemli sert ağaç türleri paralel sıralar halinde dikiliyor. Sonrasında, çiftçiler bu sıraların arasına tahıllar, baklagiller, sebzeler ve üzüm gibi mahsuller ekiyor. Bu uygulama, toprak sağlığını iyileştiriyor, erozyonu önlüyor, suyun tutulmasına yardımcı oluyor ve çiftçilere ek gelir fırsatları yaratıyor.

🌱 Biyodinamik Tarım

Biyodinamik tarım, organik tarımın ötesine geçerek toprak sağlığı, biyolojik çeşitlilik ve genel olarak bütünsel bir üretim yaklaşımını benimseyen bir tarım yöntemi. Organik tarımla benzerlik gösterse de, toprak ve bitki büyümesini iyileştirmede metafiziksel kavramları da devreye sokuyor. Bu yöntem, doğanın ritimlerini ve evrensel güçlerini tarım süreçlerine entegre etmeyi amaçlıyor.

Rudolf Steiner tarafından geliştirilen bir tarım yöntemi, sadece doğal ve organik malzemeler kullanmakla kalmıyor, aynı zamanda çiftliklerin bir bütün olarak ele alındığı, ekosistemle uyum içinde çalışan bir sistem oluşturmayı amaçlıyor. Biyodinamik tarımda, gezegenlerin hareketi, ay döngüsü ve doğal ritimlerin tarım faaliyetlere etkisi önemli bir yer tutuyor.

🌱 Karbon Tarımı (Carbon Farming)

Karbon tarımı, çiftliklerde topraklar ve bitkiler aracılığıyla depolanan karbon miktarını artırmayı amaçlayan bir tarım yöntemi. Bu, topraklara organik kompost veya biyokömür eklemek, toprak müdahalelerini en aza indirmek ve ekilen mahsullerin çeşitliliğini artırmak gibi yöntemlerle sağlanabiliyor. Karbon tarımı ve diğer toprak temelli uygulamalar hakkında sıklıkla dile getirilen bir eleştiri, bu yöntemlerin kalıcı olmadığı; çünkü aşırı hava koşulları veya gelecekteki tarım uygulamalarındaki değişikliklerin karbon salımına yol açabileceği. Karbon tarımı, iklim dostu tarım (climate-smart agriculture) kapsamında yer alıyor.

🌱 Karbon-Nötr Tarım (Carbon Neutral Farming)

Karbon-Nötr tarım, bir çiftlikteki karbon emisyonlarının, atmosferden alınan karbon miktarıyla dengelendiği bir tarım yöntemi. Örneğin, bir çiftlikteki ormanlık alan, çiftlikteki inekler ve koyunlar tarafından salınan karbondioksit miktarını aynı oranda emiyorsa, bu çiflik teorik olarak karbon-nötr kabul ediliyor.

🌱 İklim Dostu Tarım (Climate-friendly Farming)

İklim Dostu Tarım, yüksek verim ve yoğun tarım yöntemlerine göre çevreye daha az zarar vermeyi hedefleyen bir tarım biçimi. Bu, sera gazı emisyonlarını azaltmak, sentetik gübre kullanımını en aza indirmek ve ağaç dikmek gibi yöntemlerle gerçekleştiriliyor. İklim dostu tarım için net bir tanım bulunmamasına rağmen, bu terim, genellikle iklim akıllı tarım gibi pek çok farklı uygulamayı ifade etmek için kullanılıyor.

🌱 İklim Akıllı Tarım (Climate-smart Agriculture)

İklim Akıllı Tarım, tarım verimliliğini ve çiftlik gelirlerini sürdürülebilir bir şekilde artırmayı, çiftçilerin iklim değişikliğine uyum sağlamalarına yardımcı olmayı ve mümkün olduğunda sera gazı emisyonlarını azaltmayı amaçlayan bir dizi tarım yaklaşımını ifade ediyor.

Birçok hükümet ve kuruluş tarafından finanse edilen bu yöntem, hem çevresel hem de ekonomik faydalar sağlayarak tarımın iklimle uyumlu hale gelmesini sağlıyor.

🌱 Çevre Dostu Tarım (Eco-friendly Farming)

Çevre dostu tarım, yüksek verim ve yoğun tarım yöntemlerine göre çevreye daha az zarar vermeyi hedefleyen bir tarım yöntemi. Bu, sera gazı emisyonlarını azaltmak, sentetik gübre kullanımını en aza indirmek ve ağaç dikmek gibi yöntemlerle sağlanıyor. Ancak, iklim dostu tarımda olduğu gibi, ekolojik tarım için de belirli bir tanım bulunmuyor.

🌱 Ekolojik Tarım (Ecological Farming)

Tarımda ekosistemlerin belirli özelliklerini entegre etmeyi amaçlayan bir tarım sistemi. Örneğin, toprakta yüksek biyolojik çeşitliliğin sağlanması, daha sağlıklı gıdaların yetişmesini teşvik ederken, zararlıları da azaltması bekleniyor.

Greenpeace’e göre, bu tarım sisteminin yedi temel ilkesi bulunuyor. Bunların bazıları, gıda egemenliği ile çiftçiler ve kırsal topluluklar için faydalar gibi agroekolojik ilkelere dayanıyor. 2024 yılında yayımlanan bir çalışmaya göre, ekolojik tarım, gıda verimliliğini artırırken çevreye zararlı etkileri azaltmayı hedefliyor. Söz konusu araştırma, ekolojik tarımın “yalnızca üretim maliyetlerini düşürmekle kalmayıp, aynı zamanda tarım ürünlerinin kalitesini ve piyasa değerini de artırdığını” öne sürüyor.

🌱 Arazi Paylaşımı (Land Sharing)

Arazi paylaşımı, tarım arazilerinde doğaya yer açarak biyolojik çeşitliliği artırmayı hedefleyen bir arazi kullanımı stratejisi.

Amaç, tarım faaliyetlerini doğayla uyumlu hale getirerek hem çevresel tahribatı azaltmak hem de biyolojik çeşitliliği korumak.

Arazi paylaşımı, tarımın toprak üzerindeki olumsuz etkilerini azaltma potansiyeline sahip. Bu strateji; çit bitkilerinin (çalı sınırlarının) yeniden kazandırılması, sentetik gübre kullanımının sınırlandırılması gibi çeşitli uygulamaları içeriyor.

🌱 Arazi Ayırımı (Land Sparing)

Tarım ile doğa arasında denge kurma çabası, iki farklı yaklaşımı gündeme getiriyor: arazi paylaşımı ve arazi ayırımı. Her iki yöntem de artan gıda üretimi ihtiyacına yanıt verirken, biyolojik çeşitliliği korumayı hedefliyor. Ancak hangisinin daha etkili olduğu konusunda bilim dünyasında fikir birliği yok.

Arazi ayırımı, tarımsal üretimi belirli bölgelerde yoğunlaştırarak kalan alanları tamamen doğaya bırakmayı öngörüyor. Ormanlar, sulak alanlar ve çayırlar bu yöntemle korunmaya çalışılıyor. Tarım ve doğa birbirinden net çizgilerle ayrılıyor.
Öte yandan, arazi paylaşımı yaklaşımı, tarım alanlarında doğaya da yer açılmasını savunuyor. Bu modelde çiftçiler, verimden bir miktar feragat ederek, çit bitkileri dikiyor, sentetik gübre kullanımını sınırlıyor ve doğal yaşamla iç içe bir üretim modeli benimsiyor

🌱 Düşük İşlemeli Tarım (Low-Till Agriculture)

Düşük işlemeli tarım, toprak sağlığını koruyarak daha verimli bir üretimi amaçlıyor. Bu yöntemde, geleneksel tarımda yaygın olarak uygulanan derin toprak işleme işlemleri yerine, daha hafif ekipmanlar kullanılarak sığ işlemler yapılıyor. Böylece toprağa minimum düzeyde müdahale ediliyor ve doğal yapısı mümkün olduğunca korunuyor.

Bu yaklaşım, geleneksel tarım yöntemlerine kıyasla toprakta organik karbon ve azot yoğunluklarını artırıyor. Ayrıca, toprak daha fazla su tutabilir hale geliyor, bu da verimliliği artırırken çevresel etkileri azaltıyor. Düşük işlemeli tarım, hem ekolojik hem de ekonomik açıdan sürdürülebilir bir alternatif olarak dikkat çekiyor.

🌱 Sıfır İşlemeli Tarım (No-Till Agriculture)

Sıfır işlemeli tarım, makineler kullanılmadan, ürünlerin doğrudan toprağa ekilmesi için özel bir delici ekipmanla yapılan tarım yöntemi. Bu yaklaşım, sera gazı emisyonlarını azaltmaya, ve karbonun toprakta kalmasına yardımcı oluyor ve erozyonu önlüyor. Mısır, soya fasulyesi ve buğday gibi ürünlerde, sıfır işlemeli tarım, geleneksel toprak işleme yöntemlerine kıyasla daha düşük işletme maliyetleri ve dönüm başına daha yüksek net gelir sağlıyor. 

🌱 Yönetim Odaklı Meralar (Management-Intensive Grazing)

Yönetim odaklı meralar, çiftçilerin büyük sayıda hayvanı belirli zamanlarda otlatmak üzere ayrılmış bir alan üzerine bıraktığı, diğer alanların ise dinlenip yeniden toparlanması için boş bırakıldığı bir uygulama.

Bu yöntemle, otlakların aşırı kullanımının önüne geçiliyor ve doğal kaynaklar daha verimli bir şekilde korunuyor.

Hayvanlar belirli sürelerde ve alanlarda otlatıldığından, toprak ve bitki örtüsü üzerinde baskı azalıyor, bu da ekosistemlerin sürdürülebilirliğini artırıyor.

🌱 Organik Tarım (Organic Farming)

Organik tarım, toprak, hayvanlar ve bitkilerin sağlığını iyileştirmeyi amaçlayan bir üretim yöntemi. Bu yaklaşım, zararlı böcek istilalarını önlemek ve topraktaki besin maddelerini korumak için ekolojik temelli gübreler, biyolojik pestisitler ve azot “bağlayan” (fixing) bitkiler kullanıyor. 2017 yılında yapılan bir araştırma, organik tarımın geleneksel yöntemlere kıyasla daha fazla arazi gerektirdiğini, ancak azot fazlalığı ve pestisit kullanımını azalttığını ortaya koydu. Bu yöntem, çevre dostu bir alternatif olarak dikkat çekerken, sürdürülebilir tarım pratiği oluşturmayı hedefliyor.

2023 yılına ait bir araştırmaya göre, organik tarımda elde edilen ürün verimi, geleneksel tarım yöntemlerine kıyasla %18 oranında daha düşük. Araştırma, organik tarım sistemlerinin verimliliği ve hızla artan dünya nüfusunun gıda ihtiyacını karşılamadaki kapasitesinin hâlâ tartışmalı olduğunu belirtiyor. Bu durum, organik tarımın sürdürülebilirliğini ve dünya genelindeki gıda güvenliği üzerindeki potansiyel etkilerini gündeme getiriyor.

🌱 Permakültür (Permaculture)

Permakültür, atıkları azaltmayı ve yaban hayatı ile toprağı korumayı amaçlayan bütünsel bir tarım yaklaşım. “Permanent” (kalıcı) ve “agriculture” (tarım) kelimelerinin birleşiminden oluşan bu terim, sürdürülebilir ve doğayla uyumlu tarım uygulamalarını ifade ediyor. Permakültür, ekosistemlerin doğal işleyişini taklit ederek, kaynakları verimli kullanmak, atıkları en aza indirmek ve çevresel dengeyi korumak üzerine odaklanıyor. Bu yöntem, hem tarımda hem de yaşam alanlarında çevresel etkiyi azaltarak uzun vadeli sürdürülebilirlik sağlamayı amaçlıyor.

🌱 Hassas Tarım (Precision Agriculture)

Veri ve teknolojiyi kullanarak daha verimli ve üretken tarım yapmayı amaçlayan bir yöntem olan hassas tarım, GPS, hava araçları, toprak sensörleri ve diğer teknolojiler kullanarak, mahsuller, hayvanlar ve toprak üzerindeki değişimleri analiz ediyor. Bu veriler, çiftçilere, kaynakları yalnızca gerekli alanlara ve ihtiyaçlara göre yönlendirme imkânı tanıyor. Bu sayede daha verimli ve çevre dostu bir üretim sağlanıyor.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’na (UNDP) göre, hassas tarım yaklaşımı, daha düşük maliyetler, daha az fiziksel iş gücü ve daha küçük bir çevresel etki ile sonuçlanıyor.

🌱 Yenileyici Tarım (Regenerative Agriculture)

Yenileyici tarım, toprak kalitesini ve ekosistem biyolojik çeşitliliğini ön planda tutarak ürünler ve/veya hayvanlar yetiştirmeyi amaçlayan bir tarım yöntemi. Bu yaklaşım, çiftliklerin karbon depolama kapasitesini artırmayı da hedefliyor. Bu yöntem, sürdürülebilir tarımın ötesine geçerek, ekosistemlerin canlandırılmasını ve doğal kaynakların korunmasını sağlıyor.

BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından “doğa ile uyum içinde çalışmayı” amaçlayan bir yöntem olarak tanımlanan yenileyici tarım, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) tarafından “ekosistem sağlığını restore etmek ve sürdürmek için bütünsel bir yaklaşım’’ olarak değerlendiriliyor.

🌱 Dönüşümlü otlatma (Rotational Grazing)

Dönüşümlü otlatma, hayvanların belirli bir süre boyunca bir alanda otlatıldıktan sonra başka bir alana geçtikleri bir hayvancılık yöntemi. İlk alan, bir sonraki otlatma dönemi öncesinde otların yeniden büyümesi için boş bırakılıyor. Bu yöntem, otlakların aşırı kullanımını engelliyor, toprağın dinlenmesini sağlıyor ve ekosistemlerin sağlığını koruyor. Verimli bir otlatma düzeni oluşturulmasına yardımcı olurken, sürdürülebilir hayvancılığı destekliyor.

🌱 Silvopasture

Agroforestry (orman tarımı) yönteminin bir parçası olan silvopasture, ağaçlar, yem bitkileri ve otlatma aktivitelerinin entegre bir şekilde yönetildiği bir tarım modeli. Bu sistemde, çiftçiler, orman ürünleri, yem bitkileri ve hayvancılık ürünlerini aynı anda elde etmek için toprakları kullanıyor. Silvopasture sistemlerde, dönüşümlü otlatma yöntemiyle inek, koyun, at, tavuk, hindi, bizon ve geyik gibi hayvanlar yetiştiriliyor. Hayvanlar, hem otlaklardan hem de ağaçlardan faydalanarak yiyecek ve gölgeleme sağlıyor.

Bu yöntem, hayvanların doğal ortamda daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde büyümesini sağlıyor, aynı zamanda ekosistem üzerinde olumlu etkiler yaratıyor.

🌱 Sürdürülebilir Tarım (Sustainable Agriculture)

Mevcut ve gelecekteki nesilleri beslemek amacıyla biyolojik çeşitliliği ve toprağı koruyan tarım uygulamalarını benimseyen sürdürülebilir tarım, çeşitli ürünlerin yetiştirilmesini ve ürün rotasyonunu teşvik ediyor. Bu sayede, kimyasal pestisitler ve gübre kullanımına olan bağımlılık azaltılıyor ve toprak koşulları iyileştirilebiliyor. Sürdürülebilir tarım, çevreyi korurken verimli ve sağlıklı gıda üretimini sağlamayı hedefliyor.

🌱 Sürdürülebilir Yoğunlaştırma (Sustainable Intensification)

Sürdürülebilir güçlendirme, mevcut tarım arazilerinde verimliliği artırmak için yenilikler uygulamayı amaçlayan bir yaklaşım. Ancak bu yöntem, kârlılık, eşitlik ve dayanıklılık gibi sosyal ve çevresel endişeleri de göz önünde bulunduruyor. IPBES’e göre, bu sistem, daha fazla araziyi tarım arazisine dönüştürmek yerine, “çevre üzerindeki baskıyı” en aza indirmeyi hedefliyor.

🌱 Dikey Tarım (Vertical Farming)

Dikey tarım, genellikle büyük seralarda veya binaların içinde yapılan, toprak ve güneş ışığı kullanmadan gerçekleştirilen bir ürün yetiştirme yöntemi. Bu sistemde, bitkiler hidroponik, akvaponik veya aeroponik gibi su bazlı sistemlerle yetiştiriliyor ve besinler suya veya su buharına karıştırılarak veriliyor. Çiftçiler, nem, sıcaklık, ışık, karbondioksit ve su gibi faktörleri kontrol ederek, bitkilerin optimal koşullarda büyümesini sağlıyor. Dikey tarım, sınırlı alanlarda yüksek verim sağlamak ve geleneksel tarım yöntemlerinin çevresel etkilerini azaltmak için sürdürülebilir bir çözüm sunuyor. Bununla birlikte, hem maliyet hem de enerji tüketimi açısından hala verimli bir yöntem değil.

🌱 Sıfır-bütçeli Doğal Tarım (Zero-budget Natural Farming)

“Zero-budget doğal tarım” (Zero-Budget Natural Farming – ZBNF), geleneksel tarım yöntemlerinden farklı olarak, dışarıdan kimyasal gübre ve pestisit kullanmadan, doğal yöntemlerle tarım yapmayı amaçlayan bir yaklaşım. Bu sistem, tarımın maliyetlerini minimuma indirgemek için yerel ve doğal kaynakların kullanılmasını teşvik ediyor. ZBNF, toprağın verimliliğini artırmaya yönelik doğal gübreler, biyolojik çeşitliliği koruma ve sürdürülebilirlik sağlama gibi prensiplere dayanıyor.

Bu yöntem, özellikle küçük ölçekli çiftçiler için ekonomik bir çözüm olarak öne çıkıyor ve doğayla uyumlu tarımı teşvik ediyor.

Dilek Koyuncu
25 Nisan 2025

Kaynak: SOSYAL UP

Görsel Tasarım: © Koruyucu Tarım
 

En çok okunan yayınlar

Kentsel Agroforestry | Kentsel Tarımsal Ormancılık [Makale]

Kentsel Agroforestry (Kentsel Tarımsal Ormancılık) İbrahim Turna, Deniz Güney, Fahrettin Atar Ormancılık Araştırma Dergisi | Derleme Yıl 2025, Cilt: 12, Sayı: 1, 59 - 78, 21.06.2025 https://doi.org/10.17568/ogmoad.1666533 Öz Kentsel alanlarda artan nüfus, düzensiz yapılaşma ve çevresel sorunlar, yeşil alanların hem nicelik hem de işlevsellik açısından yeniden ele alınmasını zorunlu kılmaktadır. Bu çalışmada, kent içi ve çevresinde kentsel agroforestry (tarımsal ormancılık) sistemlerinin uygulanabilirliği ve ekosistem temelli katkıları değerlendirilmiştir. Kentsel agroforestry gıda üretimi, karbon yutak alanı oluşturma, iklimi düzenleme, toprak ıslahı, biyolojik çeşitliliğin desteklenmesi ve toplumsal bütünleşme gibi çok yönlü faydaları sunmaktadır. Tabakalı bitki tasarımı esasına dayalı bu sistemlerde; ağaç, çalı, otsu ve yer örtücü bitkilerle birlikte yenilebilir türlerin entegrasyonu hem estetik hem de fonksiyonel kazanç sağlamaktadır. Ayrıca, sosyal etkileşimi artıran,...

Doğal Tarım / Agroekoloji [Kitap]

DOĞAL TARIM / AGROEKOLOJİ Aşağıdaki yazı, " Doğal Tarım " kitabının yazarı Mehmet Karlı'nın SARAYMEDYA sitesindeki, 20 Şubat 2025 tarihli köşe yazısından alıntıdır. “Doğa bize her şeyi öğretir yeter ki dinlemesini bilelim." Günümüzde, tüketim alışkanlıklarımız ve çevreye verdiğimiz zarar, gezegenimizin geleceğini tehdit ediyor. Bu durum, bizi daha sürdürülebilir ve sağlıklı yaşam arayışlarına yöneltiyor. Doğal tarım, bu arayışın en önemli cevaplarından biri. Koruyucu Tarım Derneği Başkanı ve yıllardır tarımla içe içe olan birisi (olarak) tecrübelerimizi anlattığımız  DOĞAL TARIM kitabı yayınlandı. Bu kitapta, doğal tarımın temel prensiplerini, uygulamalarını ve faydalarını anlaşılır bir dilde anlatmayı amaçladık. Hem yeni başlayanlar hem de deneyimli çiftçiler için faydalı olacak bilgiler içeren bu çalışmada, toprağın canlılığını korumak, kimyasal kullanımı en aza indirmek ve sağlıklı besinler üretmenin yollarını bulacaksınız. Uzun yıllardır tarımla iç içe yaşayan...

4. Uluslararası Sürdürülebilir Ekolojik Tarım Konferansı (4th ICSEA) 25 - 27 Nisan 2025 | Lefkoşa, Kuzey Kıbrıs

Sürdürülebilir Tarım için Uzmanlar Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nde Buluşuyor Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ), 25 - 27 Nisan tarihleri arasında 4. Uluslararası Sürdürülebilir Ekolojik Tarım Konferansı 'na (4th ICSEA) ev sahipliği yapacak.  Tarım ve çevre bilimleri alanında önemli bir bilimsel platform sunmayı amaçlayan konferans, sürdürülebilir ve çevre dostu tarım çözümlerini küresel düzeyde tartışmaya açacak.  Türkiye, Moğolistan, Pakistan, Endonezya ve Özbekistan’dan üniversitelerin iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, çağdaş tarım uygulamaları, biyolojik çeşitlilik, su ve toprak yönetimi, biyoteknoloji ve tarım ekonomisi gibi konular ele alınacak. UKÜ’nün ev sahipliği yapacağı konferans, akademisyenlerden sektör temsilcilerine kadar birçok paydaşı bir araya getirerek bilimsel iş birliklerini teşvik edecek. Etkinlik, yerel firmalardan Biren Tarım ve Güngör Tarım’ın da desteğini alıyor. Konferansa ilişkin UKÜ Haber Ajansı’na demeç veren Tarım Bilimleri ve Tekno...

Fransa’da Permakültür ve Onarıcı Tarım Eğitimi [Son Başvuru: 24 Şubat 2025]

FRANSA’DA PERMAKÜLTÜR VE ONARICI TARIM EĞİTİMİ  | Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ( Bugday.org ) Son Başvuru Tarihi :  24 Şubat 2025 📆 Eğitim Tarihleri : 1 - 12 Haziran 2025  📍 Eğitim Yeri : Tourves (Var), Fransa Eğitim Dili : İngilizce 🌱 Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği olarak proje ortaklarından biri olduğumuz “Growing and Nurturing Our Ecosytems” Erasmus+ Gençlik Çalışanları Hareketliliği Projesi kapsamında düzenlenecek onarıcı tarım ve permakültür eğitimi için katılımcılar arıyoruz.  🌱 Eğitim, Permalab işbirliği ile, 1-12 Haziran 2025 tarihlerinde, Fransa’nın Tourves (Var) bölgesindeki “Jardin forêt des étangs” orman bahçesinde gerçekleşecek. Bu yoğun uygulamalı ve kapsayıcı eğitimde, permakültür tasarımının temelleri, ekolojik bahçecilik teknikleri, su yönetimi, naturopati ve çok daha fazlası ele alınacak. 🌱 Eğitime Türkiye, İtalya, İspanya, Portekiz ve Fransa’dan, gençlerle çalışan, 20-60 yaşları arasında toplam 20 kişi katılacak. Tüm pr...

Ağır Metal Kirliliği ve Kenevir Bitkisinin (Cannabis sativa L.) Fitoremediasyon Yönteminde Kullanılabilirliği [Makale]

2. ULUSLARARASI 19 MAYIS YENİLİKÇİ BİLİMSEL YAKLAŞIMLAR KONGRESİ Uygulamalı Bilimler 27 - 29 Aralık 2019 Samsun, Türkiye AĞIR METAL KİRLİLİĞİ VE KENEVİR BİTKİSİNİN ( Cannabis sativa  L.) FİTOREMEDİASYON YÖNTEMİNDE KULLANILABİLİRLİĞİ Zir. Müh. Rıza PASLI 19 Mayıs Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Doç. Dr. Selim AYTAÇ 19 Mayıs Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Zir. Müh. Derya AKSOY 19 Mayıs Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Özet Özellikle sanayi devrimiyle başlayan ve günümüzde de hızla devam eden üretimde büyüme indeksi, artan nüfusun zorunlu ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik başlamış olsa da beraberinde birçok sorun getirmiştir. Özellikle, kaynağı endüstriyel atıklar olan (Madensel, Endüstriyel katı, sıvı ve gazlar, suni gübreler, pestisitler, egzoz gazları) ve bölgede bulunan kayaçların çözünerek içerisinde barındırdığı ağır metallerin yer altı sularına karışması sonucu oluşan metal birikimi çevre sağlığı için hayati önem teşkil etmektedir. Toprakta ve yer altı sularında biriken...

Kayseri’de Kadınlardan Doğal Üretim

Kayseri’de kadınlardan doğal üretim: Şehrin ortasında 20 dönümde tarım yapıyorlar! Kayseri’de 8 kadının kurduğu Yediveren Kadın Kooperatifi, 20 dönümlük alanda doğal tarım yapıyor. Hedef; sağlıklı gıda üretimi, kadın istihdamı ve çevre dostu projelerle büyümek. Kayseri ’nin Kocasinan ilçesinde kurulan Yediveren Kadın Kooperatifi, 8 kadın girişimcinin emeğiyle hem doğal tarım yapıyor hem de aile ekonomisine katkı sağlıyor. Yaklaşık 8 ay önce kurulan kooperatif, Kocasinan Belediyesi’nin tahsis ettiği 20 dönümlük arazide üretim faaliyetlerini sürdürüyor. Hayallerimizi de ektik Fasulye, domates, salatalık gibi sebze ağırlıklı ürünler yetiştiren kadınlar, şehirde doğal ve sağlıklı gıda arayışında olanlar için yeni bir alternatif oluşturuyor. Kooperatif Başkanı Rukiye Katırcı, “Bu topraklara sadece sebze değil, hayallerimizi de ektik. Onların yeşerdiğini görmek bize umut veriyor. Her kadının üretime katılabileceğini göstermek istiyoruz” dedi. Hedef: Ulaşılabilir ve sağlıklı gıda Kooperatifin...

Kronik Ağrıdan Kansere: 11 Milyar Dolarlık Pazarın Yeni Yıldızı Kenevir

Kronik ağrıdan kansere: 11 milyar dolarlık pazarın yeni yıldızı KENEVİR (Ahmed Salih'in Timeturk.com'daki 19 Ağustos 2025 tarihli yazısından alıntıdır.) Kenevir, 11 milyar dolarlık küresel pazar hacmiyle tekstilden ilaca uzanan ürün yelpazesi, çevresel faydaları ve kannabinoidlerin tıbbi potansiyeliyle, Türkiye ve dünya için sürdürülebilir kalkınmada dönüştürücü bir güç vadediyor. Görsel Tasarım:  Kenevir Birliği AHMED SALİH – TIMETURK ÖZEL Kenevir, M.Ö. 8000'lere uzanan tarihsel kullanımından 2025'te 11 milyar dolarlık küresel pazar hacmine ulaşan potansiyeliyle, tekstilden gıdaya, enerjiden ilaca kadar geniş bir ürün yelpazesi sunarak sürdürülebilir kalkınma için bir “ mucize ” bitki olarak öne çıkıyor. Lif, sap ve tohumlarının atıksız kullanımı, çevre dostu üretimle birleştiğinde, karbon emilimi ve toprak ıslahı gibi faydalarla iklim değişikliğine karşı mücadelede güçlü bir müttefik oluşturuyor . Kannabinoidlerin ağrı, epilepsi ve enflamasyon gibi rahatsızlıklar...

"Kısıtlı Sulama Koşullarında Tarımsal Üretkenliği Sürdürebilmek Mümkün" [Video]

Ege Üniversitesi'nden (EÜ) Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Kayıkçıoğlu, kontrolsüz su kullanımı, yağışların azalması ve küresel ısınmanın bitkisel üretimi olumsuz etkilediğini belirtip, "Susuz koşullarda Ege Bölgesi'nde buğday, arpa, kışlık dönemde baklagil yetiştirilebiliyor. Suyun azaldığı koşullarda etkili sulama yöntemlerini uygulayarak verimi korumayı sağlıyoruz. Kısıtlı sulama koşullarında da tarımsal üretkenliği sürdürebilmek mümkün" dedi. Yetersiz yağışlar, kuraklık ve kontrolsüz su kullanımı tarımsal üretimi tehdit ediyor. Bu durum gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım için ciddi sorunlara yol açıyor. Son 15 yılda Ege Bölgesi'nde yüzde 15'e varan yağış azalmaları meydana geldiğini belirten EÜ Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Kayıkçıoğlu, "2025 Mart'ta yüzde 79'a varan yağış azlığı oluştu. Yağış azlığı suyun en fazla kullanıldığı sektörlerin başına gelen tarımı oldukça derinden etkiliyor...