Ana içeriğe atla

İklim Dostu Tarım Yöntemleri

İklim Dostu Tarım Yöntemleri

Küresel gıda sistemleri, her yıl gezegeni ısıtan sera gazı emisyonlarının yaklaşık üçte birinden sorumlu. Tarım açık ara farkla, ormansızlaşma ve biyolojik çeşitlilik kaybının en büyüki itici gücü.

Daha az et üretmek, daha az sentetik gübre kullanmak, gıda israfını durdurmak ve doğayı tarım alanlarına entegre etmek, bilim insanlarının gıda üretiminden kaynaklanan çevresel zararları azaltmak için önerdiği yöntemler arasında yer alıyor.

İklim dostu tarım yöntemlerini tanımlamak için çeşitli terimler kullanılıyor. Özellikle BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Uluslararası Uzmanlar Paneli (IPES-Food), Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri Hükümetlerarası Bilim-Politika Platformu (IPBES), ABD Tarım Bakanlığı gibi bilimsel çalışma gruplarından alınan bu terimler yeni yöntemleri tanımlamada kullanılıyor ve bunlardan 24 tanesi aşağıda sıralanıyor:

🌱 Agroekoloji

FAO’ya göre agroekoloji, “sürdürülebilir tarım ve gıda sistemlerinin tasarımı ve yönetimine ekolojik ve sosyal kavramları bir arada uygulayan bütünsel bir yaklaşım.’’

Agroekoloji, ekolojik bilim ve sosyal ilkeleri kullanarak, tüm bireyler için gıdaya erişim hakkı, kaynaklara adil erişim ve marjinalleşmiş grupların dahil edilmesi gibi prensiplere dayalı, sentetik gübre ve pestisit kullanmadan çeşitlendirilmiş mahsuller üretmeyi amaçlıyor.

Bu bütünsel yaklaşım, yerli geleneklerinden gelen bilgiler dahil farklı bilgi sistemlerini içeriyor.

🌱 Tarımsal Ormancılık (Agroforestry)

Tarım ve ormancılığın birleşimi olan agroforestry, ağaçların, diğer bitkilerin ve hayvanların birlikte yetiştirildiği sürdürülebilir bir arazi yönetim sistemi. Bu yaklaşım, çiftçilere odun, meyve ve diğer orman ürünleri gibi ek gelir sağlarken, toprak sağlığını iyileştiriyor, su döngüsünü iyileştiriyor, biyolojik çeşitliliği ve karbon depolamayı destekliyor. Ayrıca, çiftliklerde ağaç dikmek, arazileri ve binaları aşırı hava koşullarından korumaya yardımcı oluyor. 

🌱 Alley Cropping

Tarım ve ağaçların birleştirildiği bir yöntem olan alley cropping uygulamasında, ekonomik açıdan önemli sert ağaç türleri paralel sıralar halinde dikiliyor. Sonrasında, çiftçiler bu sıraların arasına tahıllar, baklagiller, sebzeler ve üzüm gibi mahsuller ekiyor. Bu uygulama, toprak sağlığını iyileştiriyor, erozyonu önlüyor, suyun tutulmasına yardımcı oluyor ve çiftçilere ek gelir fırsatları yaratıyor.

🌱 Biyodinamik Tarım

Biyodinamik tarım, organik tarımın ötesine geçerek toprak sağlığı, biyolojik çeşitlilik ve genel olarak bütünsel bir üretim yaklaşımını benimseyen bir tarım yöntemi. Organik tarımla benzerlik gösterse de, toprak ve bitki büyümesini iyileştirmede metafiziksel kavramları da devreye sokuyor. Bu yöntem, doğanın ritimlerini ve evrensel güçlerini tarım süreçlerine entegre etmeyi amaçlıyor.

Rudolf Steiner tarafından geliştirilen bir tarım yöntemi, sadece doğal ve organik malzemeler kullanmakla kalmıyor, aynı zamanda çiftliklerin bir bütün olarak ele alındığı, ekosistemle uyum içinde çalışan bir sistem oluşturmayı amaçlıyor. Biyodinamik tarımda, gezegenlerin hareketi, ay döngüsü ve doğal ritimlerin tarım faaliyetlere etkisi önemli bir yer tutuyor.

🌱 Karbon Tarımı (Carbon Farming)

Karbon tarımı, çiftliklerde topraklar ve bitkiler aracılığıyla depolanan karbon miktarını artırmayı amaçlayan bir tarım yöntemi. Bu, topraklara organik kompost veya biyokömür eklemek, toprak müdahalelerini en aza indirmek ve ekilen mahsullerin çeşitliliğini artırmak gibi yöntemlerle sağlanabiliyor. Karbon tarımı ve diğer toprak temelli uygulamalar hakkında sıklıkla dile getirilen bir eleştiri, bu yöntemlerin kalıcı olmadığı; çünkü aşırı hava koşulları veya gelecekteki tarım uygulamalarındaki değişikliklerin karbon salımına yol açabileceği. Karbon tarımı, iklim dostu tarım (climate-smart agriculture) kapsamında yer alıyor.

🌱 Karbon-Nötr Tarım (Carbon Neutral Farming)

Karbon-Nötr tarım, bir çiftlikteki karbon emisyonlarının, atmosferden alınan karbon miktarıyla dengelendiği bir tarım yöntemi. Örneğin, bir çiftlikteki ormanlık alan, çiftlikteki inekler ve koyunlar tarafından salınan karbondioksit miktarını aynı oranda emiyorsa, bu çiflik teorik olarak karbon-nötr kabul ediliyor.

🌱 İklim Dostu Tarım (Climate-friendly Farming)

İklim Dostu Tarım, yüksek verim ve yoğun tarım yöntemlerine göre çevreye daha az zarar vermeyi hedefleyen bir tarım biçimi. Bu, sera gazı emisyonlarını azaltmak, sentetik gübre kullanımını en aza indirmek ve ağaç dikmek gibi yöntemlerle gerçekleştiriliyor. İklim dostu tarım için net bir tanım bulunmamasına rağmen, bu terim, genellikle iklim akıllı tarım gibi pek çok farklı uygulamayı ifade etmek için kullanılıyor.

🌱 İklim Akıllı Tarım (Climate-smart Agriculture)

İklim Akıllı Tarım, tarım verimliliğini ve çiftlik gelirlerini sürdürülebilir bir şekilde artırmayı, çiftçilerin iklim değişikliğine uyum sağlamalarına yardımcı olmayı ve mümkün olduğunda sera gazı emisyonlarını azaltmayı amaçlayan bir dizi tarım yaklaşımını ifade ediyor.

Birçok hükümet ve kuruluş tarafından finanse edilen bu yöntem, hem çevresel hem de ekonomik faydalar sağlayarak tarımın iklimle uyumlu hale gelmesini sağlıyor.

🌱 Çevre Dostu Tarım (Eco-friendly Farming)

Çevre dostu tarım, yüksek verim ve yoğun tarım yöntemlerine göre çevreye daha az zarar vermeyi hedefleyen bir tarım yöntemi. Bu, sera gazı emisyonlarını azaltmak, sentetik gübre kullanımını en aza indirmek ve ağaç dikmek gibi yöntemlerle sağlanıyor. Ancak, iklim dostu tarımda olduğu gibi, ekolojik tarım için de belirli bir tanım bulunmuyor.

🌱 Ekolojik Tarım (Ecological Farming)

Tarımda ekosistemlerin belirli özelliklerini entegre etmeyi amaçlayan bir tarım sistemi. Örneğin, toprakta yüksek biyolojik çeşitliliğin sağlanması, daha sağlıklı gıdaların yetişmesini teşvik ederken, zararlıları da azaltması bekleniyor.

Greenpeace’e göre, bu tarım sisteminin yedi temel ilkesi bulunuyor. Bunların bazıları, gıda egemenliği ile çiftçiler ve kırsal topluluklar için faydalar gibi agroekolojik ilkelere dayanıyor. 2024 yılında yayımlanan bir çalışmaya göre, ekolojik tarım, gıda verimliliğini artırırken çevreye zararlı etkileri azaltmayı hedefliyor. Söz konusu araştırma, ekolojik tarımın “yalnızca üretim maliyetlerini düşürmekle kalmayıp, aynı zamanda tarım ürünlerinin kalitesini ve piyasa değerini de artırdığını” öne sürüyor.

🌱 Arazi Paylaşımı (Land Sharing)

Arazi paylaşımı, tarım arazilerinde doğaya yer açarak biyolojik çeşitliliği artırmayı hedefleyen bir arazi kullanımı stratejisi.

Amaç, tarım faaliyetlerini doğayla uyumlu hale getirerek hem çevresel tahribatı azaltmak hem de biyolojik çeşitliliği korumak.

Arazi paylaşımı, tarımın toprak üzerindeki olumsuz etkilerini azaltma potansiyeline sahip. Bu strateji; çit bitkilerinin (çalı sınırlarının) yeniden kazandırılması, sentetik gübre kullanımının sınırlandırılması gibi çeşitli uygulamaları içeriyor.

🌱 Arazi Ayırımı (Land Sparing)

Tarım ile doğa arasında denge kurma çabası, iki farklı yaklaşımı gündeme getiriyor: arazi paylaşımı ve arazi ayırımı. Her iki yöntem de artan gıda üretimi ihtiyacına yanıt verirken, biyolojik çeşitliliği korumayı hedefliyor. Ancak hangisinin daha etkili olduğu konusunda bilim dünyasında fikir birliği yok.

Arazi ayırımı, tarımsal üretimi belirli bölgelerde yoğunlaştırarak kalan alanları tamamen doğaya bırakmayı öngörüyor. Ormanlar, sulak alanlar ve çayırlar bu yöntemle korunmaya çalışılıyor. Tarım ve doğa birbirinden net çizgilerle ayrılıyor.
Öte yandan, arazi paylaşımı yaklaşımı, tarım alanlarında doğaya da yer açılmasını savunuyor. Bu modelde çiftçiler, verimden bir miktar feragat ederek, çit bitkileri dikiyor, sentetik gübre kullanımını sınırlıyor ve doğal yaşamla iç içe bir üretim modeli benimsiyor

🌱 Düşük İşlemeli Tarım (Low-Till Agriculture)

Düşük işlemeli tarım, toprak sağlığını koruyarak daha verimli bir üretimi amaçlıyor. Bu yöntemde, geleneksel tarımda yaygın olarak uygulanan derin toprak işleme işlemleri yerine, daha hafif ekipmanlar kullanılarak sığ işlemler yapılıyor. Böylece toprağa minimum düzeyde müdahale ediliyor ve doğal yapısı mümkün olduğunca korunuyor.

Bu yaklaşım, geleneksel tarım yöntemlerine kıyasla toprakta organik karbon ve azot yoğunluklarını artırıyor. Ayrıca, toprak daha fazla su tutabilir hale geliyor, bu da verimliliği artırırken çevresel etkileri azaltıyor. Düşük işlemeli tarım, hem ekolojik hem de ekonomik açıdan sürdürülebilir bir alternatif olarak dikkat çekiyor.

🌱 Sıfır İşlemeli Tarım (No-Till Agriculture)

Sıfır işlemeli tarım, makineler kullanılmadan, ürünlerin doğrudan toprağa ekilmesi için özel bir delici ekipmanla yapılan tarım yöntemi. Bu yaklaşım, sera gazı emisyonlarını azaltmaya, ve karbonun toprakta kalmasına yardımcı oluyor ve erozyonu önlüyor. Mısır, soya fasulyesi ve buğday gibi ürünlerde, sıfır işlemeli tarım, geleneksel toprak işleme yöntemlerine kıyasla daha düşük işletme maliyetleri ve dönüm başına daha yüksek net gelir sağlıyor. 

🌱 Yönetim Odaklı Meralar (Management-Intensive Grazing)

Yönetim odaklı meralar, çiftçilerin büyük sayıda hayvanı belirli zamanlarda otlatmak üzere ayrılmış bir alan üzerine bıraktığı, diğer alanların ise dinlenip yeniden toparlanması için boş bırakıldığı bir uygulama.

Bu yöntemle, otlakların aşırı kullanımının önüne geçiliyor ve doğal kaynaklar daha verimli bir şekilde korunuyor.

Hayvanlar belirli sürelerde ve alanlarda otlatıldığından, toprak ve bitki örtüsü üzerinde baskı azalıyor, bu da ekosistemlerin sürdürülebilirliğini artırıyor.

🌱 Organik Tarım (Organic Farming)

Organik tarım, toprak, hayvanlar ve bitkilerin sağlığını iyileştirmeyi amaçlayan bir üretim yöntemi. Bu yaklaşım, zararlı böcek istilalarını önlemek ve topraktaki besin maddelerini korumak için ekolojik temelli gübreler, biyolojik pestisitler ve azot “bağlayan” (fixing) bitkiler kullanıyor. 2017 yılında yapılan bir araştırma, organik tarımın geleneksel yöntemlere kıyasla daha fazla arazi gerektirdiğini, ancak azot fazlalığı ve pestisit kullanımını azalttığını ortaya koydu. Bu yöntem, çevre dostu bir alternatif olarak dikkat çekerken, sürdürülebilir tarım pratiği oluşturmayı hedefliyor.

2023 yılına ait bir araştırmaya göre, organik tarımda elde edilen ürün verimi, geleneksel tarım yöntemlerine kıyasla %18 oranında daha düşük. Araştırma, organik tarım sistemlerinin verimliliği ve hızla artan dünya nüfusunun gıda ihtiyacını karşılamadaki kapasitesinin hâlâ tartışmalı olduğunu belirtiyor. Bu durum, organik tarımın sürdürülebilirliğini ve dünya genelindeki gıda güvenliği üzerindeki potansiyel etkilerini gündeme getiriyor.

🌱 Permakültür (Permaculture)

Permakültür, atıkları azaltmayı ve yaban hayatı ile toprağı korumayı amaçlayan bütünsel bir tarım yaklaşım. “Permanent” (kalıcı) ve “agriculture” (tarım) kelimelerinin birleşiminden oluşan bu terim, sürdürülebilir ve doğayla uyumlu tarım uygulamalarını ifade ediyor. Permakültür, ekosistemlerin doğal işleyişini taklit ederek, kaynakları verimli kullanmak, atıkları en aza indirmek ve çevresel dengeyi korumak üzerine odaklanıyor. Bu yöntem, hem tarımda hem de yaşam alanlarında çevresel etkiyi azaltarak uzun vadeli sürdürülebilirlik sağlamayı amaçlıyor.

🌱 Hassas Tarım (Precision Agriculture)

Veri ve teknolojiyi kullanarak daha verimli ve üretken tarım yapmayı amaçlayan bir yöntem olan hassas tarım, GPS, hava araçları, toprak sensörleri ve diğer teknolojiler kullanarak, mahsuller, hayvanlar ve toprak üzerindeki değişimleri analiz ediyor. Bu veriler, çiftçilere, kaynakları yalnızca gerekli alanlara ve ihtiyaçlara göre yönlendirme imkânı tanıyor. Bu sayede daha verimli ve çevre dostu bir üretim sağlanıyor.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’na (UNDP) göre, hassas tarım yaklaşımı, daha düşük maliyetler, daha az fiziksel iş gücü ve daha küçük bir çevresel etki ile sonuçlanıyor.

🌱 Yenileyici Tarım (Regenerative Agriculture)

Yenileyici tarım, toprak kalitesini ve ekosistem biyolojik çeşitliliğini ön planda tutarak ürünler ve/veya hayvanlar yetiştirmeyi amaçlayan bir tarım yöntemi. Bu yaklaşım, çiftliklerin karbon depolama kapasitesini artırmayı da hedefliyor. Bu yöntem, sürdürülebilir tarımın ötesine geçerek, ekosistemlerin canlandırılmasını ve doğal kaynakların korunmasını sağlıyor.

BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından “doğa ile uyum içinde çalışmayı” amaçlayan bir yöntem olarak tanımlanan yenileyici tarım, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) tarafından “ekosistem sağlığını restore etmek ve sürdürmek için bütünsel bir yaklaşım’’ olarak değerlendiriliyor.

🌱 Dönüşümlü otlatma (Rotational Grazing)

Dönüşümlü otlatma, hayvanların belirli bir süre boyunca bir alanda otlatıldıktan sonra başka bir alana geçtikleri bir hayvancılık yöntemi. İlk alan, bir sonraki otlatma dönemi öncesinde otların yeniden büyümesi için boş bırakılıyor. Bu yöntem, otlakların aşırı kullanımını engelliyor, toprağın dinlenmesini sağlıyor ve ekosistemlerin sağlığını koruyor. Verimli bir otlatma düzeni oluşturulmasına yardımcı olurken, sürdürülebilir hayvancılığı destekliyor.

🌱 Silvopasture

Agroforestry (orman tarımı) yönteminin bir parçası olan silvopasture, ağaçlar, yem bitkileri ve otlatma aktivitelerinin entegre bir şekilde yönetildiği bir tarım modeli. Bu sistemde, çiftçiler, orman ürünleri, yem bitkileri ve hayvancılık ürünlerini aynı anda elde etmek için toprakları kullanıyor. Silvopasture sistemlerde, dönüşümlü otlatma yöntemiyle inek, koyun, at, tavuk, hindi, bizon ve geyik gibi hayvanlar yetiştiriliyor. Hayvanlar, hem otlaklardan hem de ağaçlardan faydalanarak yiyecek ve gölgeleme sağlıyor.

Bu yöntem, hayvanların doğal ortamda daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde büyümesini sağlıyor, aynı zamanda ekosistem üzerinde olumlu etkiler yaratıyor.

🌱 Sürdürülebilir Tarım (Sustainable Agriculture)

Mevcut ve gelecekteki nesilleri beslemek amacıyla biyolojik çeşitliliği ve toprağı koruyan tarım uygulamalarını benimseyen sürdürülebilir tarım, çeşitli ürünlerin yetiştirilmesini ve ürün rotasyonunu teşvik ediyor. Bu sayede, kimyasal pestisitler ve gübre kullanımına olan bağımlılık azaltılıyor ve toprak koşulları iyileştirilebiliyor. Sürdürülebilir tarım, çevreyi korurken verimli ve sağlıklı gıda üretimini sağlamayı hedefliyor.

🌱 Sürdürülebilir Yoğunlaştırma (Sustainable Intensification)

Sürdürülebilir güçlendirme, mevcut tarım arazilerinde verimliliği artırmak için yenilikler uygulamayı amaçlayan bir yaklaşım. Ancak bu yöntem, kârlılık, eşitlik ve dayanıklılık gibi sosyal ve çevresel endişeleri de göz önünde bulunduruyor. IPBES’e göre, bu sistem, daha fazla araziyi tarım arazisine dönüştürmek yerine, “çevre üzerindeki baskıyı” en aza indirmeyi hedefliyor.

🌱 Dikey Tarım (Vertical Farming)

Dikey tarım, genellikle büyük seralarda veya binaların içinde yapılan, toprak ve güneş ışığı kullanmadan gerçekleştirilen bir ürün yetiştirme yöntemi. Bu sistemde, bitkiler hidroponik, akvaponik veya aeroponik gibi su bazlı sistemlerle yetiştiriliyor ve besinler suya veya su buharına karıştırılarak veriliyor. Çiftçiler, nem, sıcaklık, ışık, karbondioksit ve su gibi faktörleri kontrol ederek, bitkilerin optimal koşullarda büyümesini sağlıyor. Dikey tarım, sınırlı alanlarda yüksek verim sağlamak ve geleneksel tarım yöntemlerinin çevresel etkilerini azaltmak için sürdürülebilir bir çözüm sunuyor. Bununla birlikte, hem maliyet hem de enerji tüketimi açısından hala verimli bir yöntem değil.

🌱 Sıfır-bütçeli Doğal Tarım (Zero-budget Natural Farming)

“Zero-budget doğal tarım” (Zero-Budget Natural Farming – ZBNF), geleneksel tarım yöntemlerinden farklı olarak, dışarıdan kimyasal gübre ve pestisit kullanmadan, doğal yöntemlerle tarım yapmayı amaçlayan bir yaklaşım. Bu sistem, tarımın maliyetlerini minimuma indirgemek için yerel ve doğal kaynakların kullanılmasını teşvik ediyor. ZBNF, toprağın verimliliğini artırmaya yönelik doğal gübreler, biyolojik çeşitliliği koruma ve sürdürülebilirlik sağlama gibi prensiplere dayanıyor.

Bu yöntem, özellikle küçük ölçekli çiftçiler için ekonomik bir çözüm olarak öne çıkıyor ve doğayla uyumlu tarımı teşvik ediyor.

Dilek Koyuncu
25 Nisan 2025

Kaynak: SOSYAL UP

Görsel Tasarım: © Koruyucu Tarım
 

En çok okunan yayınlar

Konya'da Düzenlenen 'Önder Çiftçi Buluşmaları'nda Dünya Tarımı ve Su Yönetimi Konuşuldu

Konya’da düzenlenen “ Önder Çiftçi Buluşmaları ” etkinliğinde, dünyada tarımsal su yönetimi ve Colorado Nadası gibi konular ele alındı. Buluşmaya, Japonya, Almanya ve ABD’den tarım ataşeleri ile Amerikalı önder çiftçi Kent Kalcevic de katıldı. Önder Çiftçiler Konya’da dünya tarımı ve su yönetimini konuştu. Konya Önder Çiftçi Derneği ’nin düzenlediği üçüncü Önder Çiftçi Buluşması, tarım sektörünün önemli temsilcilerini, akademisyenleri ve çiftçileri bir araya getirdi. Etkinlik kapsamında küresel tarım politikaları, su yönetimi stratejileri ve sürdürülebilir tarım uygulamaları ele alındı. “ÖNDER ÇİFTÇİLER, BİLGİYİ VE YENİLİĞİ ARAYAN KİŞİLERDİR” Konya Önder Çiftçi Derneği Başkanı Hüseyin Doğançukuru, açılış konuşmasında derneğin misyonuna değinerek şunları söyledi: 2009 yılında kurulan derneğimizin temel amacı, çiftçilerimizi en yeni bilgi, teknoloji ve uygulamalarla buluşturmaktır. Üyelerimiz, bulundukları bölgelerde tarımsal yeniliklere öncülük eden, risk alabilen ve ...

Konya’da 'İklim Değişikliği ve Tarım Eğitimi' Gerçekleştirildi

İklim Değişikliği Başkanlığı, “ Türkiye'nin Uzun Dönemli İklim Stratejisi Eylemini Güçlendirme Projesi " kapsamında Konya’da eğitim düzenledi. Tarım sektöründe iklim değişikliğine uyum ve azaltım konularında bilgi ve deneyim paylaşımını desteklemek amacıyla gerçekleştirilen eğitim, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğiyle düzenlendi. “ İklim Değişikliği ve Tarım Eğitimi ”, sektör paydaşlarını bir araya getirerek iyi uygulama örnekleri, bölgesel değerlendirmeler ve çözüm önerilerinin ele alındığı eğitimde, tarım sektörünün iklim değişikliğine karşı daha dirençli hale gelmesi için yenilikçi fikirler tartışıldı. Sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, su yönetimi, toprak verimliliği ve karbon ayak izinin azaltılması gibi konular ele alındığı eğitimde, iklim değişikliğinin tarım sektörü üzerindeki etkilerine dikkat çekilerek, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve iklim dostu tarım uygulamalarının önemi vurgulandı. Ayrıca, Türkiye’nin 205...

Kronik Ağrıdan Kansere: 11 Milyar Dolarlık Pazarın Yeni Yıldızı Kenevir

Kronik ağrıdan kansere: 11 milyar dolarlık pazarın yeni yıldızı KENEVİR (Ahmed Salih'in Timeturk.com'daki 19 Ağustos 2025 tarihli yazısından alıntıdır.) Kenevir, 11 milyar dolarlık küresel pazar hacmiyle tekstilden ilaca uzanan ürün yelpazesi, çevresel faydaları ve kannabinoidlerin tıbbi potansiyeliyle, Türkiye ve dünya için sürdürülebilir kalkınmada dönüştürücü bir güç vadediyor. Görsel Tasarım:  Kenevir Birliği AHMED SALİH – TIMETURK ÖZEL Kenevir, M.Ö. 8000'lere uzanan tarihsel kullanımından 2025'te 11 milyar dolarlık küresel pazar hacmine ulaşan potansiyeliyle, tekstilden gıdaya, enerjiden ilaca kadar geniş bir ürün yelpazesi sunarak sürdürülebilir kalkınma için bir “ mucize ” bitki olarak öne çıkıyor. Lif, sap ve tohumlarının atıksız kullanımı, çevre dostu üretimle birleştiğinde, karbon emilimi ve toprak ıslahı gibi faydalarla iklim değişikliğine karşı mücadelede güçlü bir müttefik oluşturuyor . Kannabinoidlerin ağrı, epilepsi ve enflamasyon gibi rahatsızlıklar...

İzmir’in Kalbinde Tarım Devrimi! Buca’da Topraksız Tarımla Rekor Verim

Buca Belediyesi, topraksız tarım teknolojisiyle minimum su tüketimiyle maksimum verim elde edecek. Başkan Görkem Duman, Kaynaklar’daki serada yetiştirilen ürünlerle Kent Lokantası’na destek sağlanacağını açıkladı. İzmir’in merkezinde en fazla tarımsal araziye sahip ilçesi Buca, sürdürülebilir tarım konusunda büyük bir adım attı. Buca Belediyesi, Kaynaklar’daki 2 bin metrekarelik serasında  topraksız tarım  uygulamalarına başladı. Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, bu sistem sayesinde su tasarrufu yaparak maksimum verim alacaklarını belirtti. HEM LOKANTALARA HEM DE VATANDAŞA Seradaki çalışmaları yerinde inceleyen Başkan Görkem Duman, sistemin topraklı tarıma kıyasla dört kat daha fazla ürün sağladığını vurguladı. Tarımsal üretimde kullanılan suyun tekrar depolandığını ve yağmur suyu hasadı yapılarak bu sürecin daha da verimli hale getirildiğini söyledi. Buca Belediye Başkanı Duman “Burada yetiştirdiğimiz ürünlerin bir kısmı Kent Lokantamıza mali anlamda destek sağl...

Çeşme Tarımında Yeni Dönem: Ata Tohumları ve Sürdürülebilir Üretim Hamlesi

İzmir'in Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Yerel Tohum Merkezi 'ni ziyaret ederek, ata tohumlarını yaşatma ve yerel üretimi güçlendirme çalışmalarını değerlendirdi. Başkan Denizli, sürdürülebilir tarım anlayışıyla, üreticilere fide, tohum ve eğitim desteği sunarak sağlıklı ve doğal ürünlerin tüketiciyle buluşmasını sağladıklarını belirtti. Çeşme Belediyesi Yerel Tohum Merkezi 'nde tarımda sürdürülebilirliği sağlamak adına yürütülen çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, merkeze gerçekleştirdiği ziyaret sırasında yerel üretimin güçlendirilmesine yönelik atılan adımları vurguladı. Başkan Lal Denizli'nin açıklamalarına göre, Çeşme Belediyesi, ata tohumlarını yaşatmak için çalışmalarına büyük önem veriyor. Merkezdeki seralarda yazlık sebze ve fidan üretimi yapılırken, 70 bin adet fide üretiliyor. Çeşme'nin farklı bölgelerinde dağıtılmak üzere 40 bin adet domates, 10 bin adet patlıcan ve 15 bin adet biber fidesi üretimi de gerçekleşt...

Koruyucu Tarım ve Koruyucu Toprak İşleme [Makale]

KORUYUCU TARIM VE KORUYUCU TOPRAK İŞLEME Harun YALÇIN (1) , Erdem AYKAS (2) , Mehmet EVRENOSOĞLU (3) Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 2003 40(2):153-160 ISSN 1018-8851  (1) Yrd. Doç. Dr. E.Ü. Ziraat Fakültesi, Tarım Makinaları Bölümü, Bornova, İZMİR.  (2) Doç. Dr. E.Ü. Ziraat Fakültesi, Tarım Makinaları Bölümü, Bornova, İZMİR.  (3) Arş. Gör. E.Ü. Ziraat Fakültesi, Tarım Makinaları Bölümü, Bornova, İZMİR . Giriş Koruyucu tarım insanlığın gereksinim ve faaliyetlerinin çevre ve diğer canlı türleri üzerindeki uzun vadeli etkilerini dikkate alarak, doğru üretim yapma düşüncesidir. Bu üretim faaliyeti içinde özellikle yenilenemeyen veya yenilenmesi çok uzun yıllar alan doğal kaynakları korumak ve çevreyi bozulmaktan veya kirlenmekten koruyan yöntemleri uygulamak iki önemli düşünce olarak karşımıza çıkar.  Doğal ekosistemde çok sağlam olan dengenin agroekosistemde daha narin olduğu, bu nedenle toprak işleme, gübreleme, sulama ve ilaçlamanın çok dikkatli yapılması ...

"Kısıtlı Sulama Koşullarında Tarımsal Üretkenliği Sürdürebilmek Mümkün" [Video]

Ege Üniversitesi'nden (EÜ) Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Kayıkçıoğlu, kontrolsüz su kullanımı, yağışların azalması ve küresel ısınmanın bitkisel üretimi olumsuz etkilediğini belirtip, "Susuz koşullarda Ege Bölgesi'nde buğday, arpa, kışlık dönemde baklagil yetiştirilebiliyor. Suyun azaldığı koşullarda etkili sulama yöntemlerini uygulayarak verimi korumayı sağlıyoruz. Kısıtlı sulama koşullarında da tarımsal üretkenliği sürdürebilmek mümkün" dedi. Yetersiz yağışlar, kuraklık ve kontrolsüz su kullanımı tarımsal üretimi tehdit ediyor. Bu durum gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım için ciddi sorunlara yol açıyor. Son 15 yılda Ege Bölgesi'nde yüzde 15'e varan yağış azalmaları meydana geldiğini belirten EÜ Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Kayıkçıoğlu, "2025 Mart'ta yüzde 79'a varan yağış azlığı oluştu. Yağış azlığı suyun en fazla kullanıldığı sektörlerin başına gelen tarımı oldukça derinden etkiliyor...

Koruyucu Tarım Nedir?

KORUYUCU TARIM Koruyucu tarım, insanlığın gereksinim ve faaliyetlerinin çevre ve diğer canlı türleri üzerindeki uzun vadeli etkilerini dikkate alarak, doğru üretim yapma düşüncesidir. Bu üretim faaliyeti içinde özellikle yenilenemeyen veya yenilenmesi çok uzun yıllar alan doğal kaynakları korumak ve çevreyi bozulmaktan veya kirlenmekten koruyan yöntemleri uygulamak iki önemli düşünce olarak karşımıza çıkar. [K#1] FAO’nun tanımına göre “ Koruyucu Tarım, ekilebilir arazilerde kayıpların gerçekleşmesini engellerken aynı zamanda tahribata uğramış arazileri de iyileştirebilen çiftçilik sistemidir .” (FAO, 2021). [K#2] Koruyucu Tarım, tarımsal sistemlerin çesitiliği ve ürün rotasyonu ile beraber, toprağa en az müdahale veya hiç müdahale edilmemesini (işlemesiz tarım) öngören, kaynak koruyucu tarımsal üretim sistemine yönelik sürdürülebilir bir agro-ekoloijk yaklaşım olarak kabul edilir. [K#3 / Sf. 3] Koruyucu Tarımın 3 İlkesi  [K#3 / Sf. 25] 1.  Toprak işlemeyi azaltma : Toprak yapı...