Ana içeriğe atla

Rejeneratif (İyileştirici / Onarıcı) Tarım Nedir?

Rejeneratif (Yenileyici / İyileştirici / Onarıcı) Tarım Nedir? | Koruyucu Tarım - www.KORUYUCUTARIM.com

REJENERATİF (İYİLEŞTİRİCİ / ONARICI / YENİLEYİCİ) TARIM

Dünyada tarım alanındaki en yeni trendlerden biri olan rejeneratif tarım, Ticaret Bakanlığı’na göre ekili arazilerin koşullarını iyileştirmeye dayanıyor. Onarıcı uygulamalarla tamamlanan rejeneratif çiftçilik, regen kısa adıyla da anılıyor. Dilimizde “onarıcı tarım” adıyla tanınan uygulamalar, toprağın daha verimli hale getirilmesini sağlıyor. Çevre bilincine uygun çalışmalarla toprak sağlığı iyileştiriliyor, mikrobiyolojik yapı yeniden ideal hale getiriliyor. Regen çiftçilik uygulamaları toprağın sürülmesinden kullanılan ilaçlara, ekilen ekinlere, hayvanların otlamasına kadar birçok işlemi ele alıyor. Sürdürülebilir gıda üretimine imkan veren çalışmalar, iklim krizinin yatıştırılması için dünyadaki farklı devletler tarafından destekleniyor. 

Rejeneratif tarımın bir moda olduğunu düşünmek ise oldukça yanlış. Aksine dünyada her geçen gün tarım yapılabilir nitelikteki toprak oranı hızla azalıyor. Rejeneratif uygulamalar, toprağı verimsizleştiren endüstriyel tarıma meydan okuyor. Ayrıca küresel ısınma ve su kaynaklarının tükenmesi sonucu yaşanan sorunların da çözümünün bir parçası olması umut ediliyor. Toprağın kendini yenileme ve onarma fonksiyonunu yeniden harekete geçirmeyi amaçlayan tarım formu, yiyeceklerin daha besleyici, toprakların daha verimli, iklimin daha “normal”, çevrenin daha temiz olduğu bir gelecek hayalinin önemli ayaklarından birini oluşturuyor. 

Her ne kadar organik tarım ve sürdürülebilir tarım ile aynı anlama geldiği zannedilse de onarıcı tarım bu iki tarım formunun bir üst başlığını oluşturuyor ve daha geniş perspektifle tarıma yeni bir bakış getiriyor. 

Washington State Üniversitesi tarafından yayımlanan Regenerative Agriculture: Solid Principles, Extraordinary Claims adlı makaleye göre: Rejeneratif tarım yani onarıcı tarım, sürdürülebilir veya organik tarımla sık sık karıştırılıyor, oysa aynı şey değil. Onarıcı tarım, sadece ekinle, üretim şekliyle, kullanılan ilaçla ilgilenmiyor, daha çok toprağa odaklanarak onu sağaltmayı amaçlıyor. İçinde hayvan sağlığını, insan sağlığını, toplum sağlığını, toprağı, ekini iyileştirme hedefleri yer alıyor. Mümkün olan en az organik bozulma ile tarım yapılması hedefleniyor.

Korumacı tarımı merkeze alan onarıcı çalışmalar için erozyonun ortadan kaldırılması da amaçlar arasında sıralanıyor. Bu hedef doğrultusunda, mümkün olduğunca uzun süre toprakta yaşayan bitkiler yetiştiriliyor ve toprak işlenmiyor. Toprağın üst tabakası adeta bir zırh gibi korunarak güçlenme sağlanıyor. Bu nedenle özellikle kök bitki yetiştiriciliğinde ve küçük tohumlu ekin üretiminde, rejeneratif uygulamaları kullanmak imkansız hale geliyor. Zira patates, havuç, kereviz veya pancar gibi kök bitkilerinin ve küçük tohumlu bitkilerin ekimi için toprağın işlenmesi, hassatta ekinlerin toprağın altından alınması gerekiyor. Bu da toprağın bir anlamda altüst edilmesi anlamına geliyor ve onarıcı tarım prensipleriyle uyuşmuyor. 

Ayrıca onarıcı tarımda ilaç tüketimi ve gübre kullanımında kısıtlamalara gidiliyor, bunun yerine mahsul artıklarından elde edilen canlı gübreler kullanılıyor. Humik asit gibi organik bileşenli destekler toprağı güçlendirmek için tercih ediliyor. Biyoçeşitliliği artırma ilkesi ile toprak ekiliyor. Mahsullerin ekim nöbeti ile ekilmesi, mevsiminde üretim yapılması, örtü altı üretimin azaltılması diğer onarıcı uygulamalar arasında sıralanıyor. Söz konusu rejeneratif tarım olduğunda, hayvancılık da zincirin bir halkasını oluşturuyor. Yıllık yem bitkileri ile otlatılan hayvanların gübre yoluyla ekinleri beslemesi üzerine çalışan doğal döngü, onarıcı uygulamalar içinde yer alıyor. 

REJENERATİF TARIM NASIL YAPILIR?

Rejeneratif tarım yapmak için şu prensiplerden yola çıkılıyor: 

• Biyoçeşitliliğin artırılması 
• Toprağın doğal desteklerle zenginleştirilmesi 
• Su kalitesinin artırımı 
• Hayvancılık faaliyetlerinin entegrasyonu (Onarıcı otlama)
• Kimyasal kullanımının kısıtlanması 
• Toprağın işlenmemesi 
• Bitki köklenmelerine izin verilmesi 

Rejeneratif uygulamalar neler olabilir, onarıcı tarım nasıl yapılır, daha belirgin örnekler istiyorsanız önerilerimiz şöyle: 

• Bütünsel yönetilen otlatmayı tercih edebilirsiniz. 
• Çok yıllık bitkiler ekerek toprağın güçlenmesini sağlayabilirsiniz. 
• Rotasyonlu ekim yaparak toprağın içeriğinin farklılaşmasına destek olabilirsiniz. 
• Organik gübre, kompost kullanımını tercih edebilirsiniz. 
• İşlemesiz tarım ve mera kırpma ile toprağın onarılmasına yardım edebilirsiniz. 
• Organik çiftlik gübresi ve onarıcı otlama ile hayvancılık-tarım faaliyetlerinizi entegre edebilirsiniz. 
• Tarımsal ormancılık faaliyetleri gerçekleştirerek ağaç dikebilirsiniz. 
• Yabani otları bastırmak ve karbon tutmayı artırmak için örtü bitkileri ekebilirsiniz. 
• Zararlılarla mücadelede doğal biyolojik düşmanlardan faydalanarak çözüm üretebilirsiniz. 

Tarımsal ormancılık yapıldığında uygulamalar, silvopasture gibi çalışmalarla destekleniyor. Türkçesi peçenkoru olan bütüncül uygulama, tarımsal ormancılık alanlarının hayvan otlamasına açılmasını içeriyor. Çok yıllık yenilebilir bitkilerle oluşturulan sistem, otlama ile tarım faaliyetlerini iç içe geçiriyor.

REJENERATİF TARIMIN FAYDALARI NELERDİR?

Huffington Post’un Larry Kopald imzalı Nature Wants Her Carbon Back adlı makalesine göre, onarıcı tarımın CO2 karbon salınımını azaltması öngörülüyor. Yapılan araştırmalar 3 yıl gibi bir sürede, onarıcı tarım uygulamalarının yaygınlaşmasıyla, endüstriyel tarım nedeniyle oluşan karbon salınımının %100’ünden fazlasının geri emilebileceği ortaya koyuyor.

• Onarıcı uygulamalarla ekinlerin besin değerlerinin çok daha fazla olabileceği belirtiliyor. 

• Erozyonun önüne geçilmesi ve toprak kayıplarının azaltılması bekleniyor. 

• Rejeneratif tarımın avantajları arasında toplumsal faydalar da sıralanıyor. Çiftçinin haklarının, çalışma şartlarının, teşviklerin düzenlenmesi, dünyada onarıcı tarım destekleri çerçevesinde şekilleniyor. 

• Tarımda çalışan insanların kimyasalla teması azaldığı için sağlık yönünden alınan riskler düşüyor. 

• Doğal kaynakların korunması ve efektif kullanılması hedefleniyor. 

Rejeneratif tarım, günümüzde ülkemiz ve çiftçilerimiz için maliyetli görülüyor. Hem tarım alanlarının düzenlenmesini, gübre ve ilaç kullanımının değişmesi hem de hayvancılıkla entegrasyon gerektirdiği için ilk bakışta, yakın vadede uygulanabilir olmadığı düşünülebiliyor. Rejeneratif tarım ile ilgili politikalar geliştirildikçe, dünya faydaları ile tanıştıkça, markalar ürünlerini rejeneratif tarıma uygun alternatiflerle çeşitlendirdikçe, onarıcı tarımın daha da yaygınlaşması ve maliyetlerin azalması bekleniyor. 

REJENERATİF TARIMIN FARKLARI NELERDİR?

Söz konusu organik veya sürdürülebilir tarım olduğunda, toprağın işlenmesi ile ilgili bir prensip görülmese de onarıcı tarımda vurgunun topraktan yana olması ana farkı oluşturuyor.  Ayrıca, onarıcı tarımın içinde hayvancılığı da kapsayan uygulama önerileri bulunuyor. Organik tarımda, çok sayıda çevre için zararlı gıda dışı girdi yer alabiliyor. Organik gıda yetiştiren birçok çiftlik, hayvancılıkta rejeneratif olmayan seçimler yapabiliyor. Rejeneratif uygulamalar, hayvanların da tarımsal ormanlarda otlaması gibi organik tarımda olmayan öneriler sunuyor. Sürdürülebilir tarımda ise tek yıllık bitkilerin veya popüler çiftlik bitkilerinin ekilmesi rutin görülüyor, oysa rejeneratif tarımda çok yıllık bitkilerle toprağın köklendirilmesi gerekiyor. Rejeneratif tarımda birçok organik tarım ilkesi kullanılılıyor ancak rejeneratif tarım sürdürülebilir veya organik tarımın da ötesine geçerek daha kapsamlı bir bakış vadediyor. Onarıcı tarımın içinde çiftçilerin adil çalışma şartlarına ulaşması da, toplum refahı için tarım politikaları geliştirilmesi de yer alıyor.

Kaynak:
 

Önerilen Makale:
TARIMSAL ÜRETİMDE GELENEKSEL YÖNTEMLERİN ÖTESİNE GEÇİŞ: REJENERATİF TARIM

Tarımsal Üretimde Geleneksel Yöntemlerin Ötesine Geçiş: Rejeneratif Tarım












Görsel Tasarımlar: © KORUYUCUTARIM.com
 

En çok okunan yayınlar

Gaziantep Büyükşehir Ata Tohumlarına Sahip Çıkıyor

Gaziantep Büyükşehir Ata Tohumlarına Sahip Çıkıyor 13 Ağustos 2025 | İHA Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı " Ata Tohumları Kadın Çiftçilerin Elinde Yeniden Yeşeriyor Projesi " ile tohumda dışa bağımlılığın azalması ve uluslararası alanda tohum başlığında rekabet gücünün arttırılması hedefleniyor. Uygulama aşamasında olan, GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü iş birliğindeki proje için Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanlığı bünyesinde bulunan Tarım Okulu’nda Yerel Tohum Gen Bankası oluşturuldu. 9 ilden 97 çeşit ata tohumu toplandı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki 9 ilden toplam 97 çeşit ticari öneme sahip ata tohumu oluşturulan gen bankasına alınırken bölgede faaliyet gösteren kadın üreticilerin eliyle çoğaltılıyor. Proje kapsamında yerel çeşit kaynaklarının toplanması, karakterize edilmesi, verim potansiyeli yüksek olanlarının doğrudan tescil ile üretime kazandırılması, yerinde korunması ve ıslah çalışmalarında kullan...

Ata Tohumlarıyla Tarımda Çevre Dostu Verimlilik

Ata  tohumları , çevreye zarar vermeden yüksek verimlilik sunarak sürdürülebilir tarımın kapılarını aralıyor. Doğal dayanıklılığı ve kimyasal kullanımı azaltan yapısıyla hem ekosistemi koruyan hem de çiftçilerin daha sağlıklı ve bol ürün yetiştirmesini sağlayan ata tohumları ile yapılan tarımsal üretimler, Tarım ve Orman Bakanlığı ile belediyelerin projeleriyle yaygınlaştırılıyor. Günümüzde hızla artan dünya nüfusu, çevresel değişiklikler ve tarımda kullanılan kimyasal ürünlerin etkisi, sağlıklı gıda üretimini zorlaştırıyor. Ancak, ata tohumları, sürdürülebilir tarımın temel taşlarından biri olarak bu zorluklarla başa çıkmak için güçlü bir çözüm sunuyor.  Ata tohumları , genetik çeşitliliği artırarak sağlık, rekolte ve ekonomik açıdan pek çok fayda sağlıyor. Sürdürülebilir tarımda ata tohumlarının rolü Sürdürülebilir tarım , doğanın dengesini bozmadan uzun vadeli gıda üretimi yapmayı hedefliyor. Ata tohumları , bu amaca ulaşmada büyük bir rol oynuyor. Kimyasal gübreler ve...

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi'nde Toprak İşlemesiz Tarım Uygulamaları Çiftçiye Model Oluyor [Video]

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ile GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü iş birliğinde, Akçakale İşletmesi’nde başlatılan toprak işlemesiz (anıza doğrudan) mısır ekimi demonstrasyon çalışmaları başarıyla devam ediyor. Yürütülen çalışma, bölgede sürdürülebilir tarım tekniklerinin yaygınlaştırılması adına önemli bir örnek teşkil ediyor. Geçtiğimiz ay buğday hasadının hemen ardından toprak işlenmeden doğrudan anıza mısır ekimi yapılan 10 dekarlık deneme alanında, mısırlar 50 cm boya ulaştı. İlk bakım aşamaları kapsamında çapalama, üst gübreleme ve yabancı ot mücadelesi başarıyla tamamlandı. Çalışmalar, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ve GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğüne bağlı uzman ziraat mühendislerinin yerinde gözlemleri ve teknik denetimleri eşliğinde titizlikle sürdürülüyor. Uygulanan modern tarım yönteminin hem verimlilik hem de toprak sağlığı açısından önemli kazanımlar sunduğu gözlemleniyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Halil Hatipoğlu, yürütülen demonstrasy...

Yoğun Toprak İşlemenin Zararları Nelerdir?

[Görsel Kaynak: Toprak TEMA ] Yoğun tarım uygulamaları, topraktaki organik madde miktarını azaltır. YOĞUN TOPRAK İŞLEME • Temel amacı iyi bir tohum yatağı hazırlamak olan toprak işleme , genel olarak ekinin büyümesine yönelik koşulları en uygun şekilde sürdürmek için fiziksel, kimyasal veya biyolojik olarak toprağa müdahale etme süreci olarak tanımlanır. Bu nedenle toprak işlemenin etkileri, toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri üzerinde belirgin şekilde gözlenir.¹ • Toprak işleme sistemleri ni üç temel başlıkta toplamak mümkün: Yoğun toprak işleme , koruyucu toprak işleme ve toprak işlemesiz tarım (sıfır toprak işleme).    1 ◦ Yoğun toprak ișleme de toprak ekim öncesinde ve ürün yetiştirme sürecinde traktörlere yerleştirilen araçlarla birkaç kez işlenir. Genellikle pulluk kullanılarak toprak sürekli alt üst edilir. Bu işleme şeklinde, başlangıçta, toprak üzerindeki tüm ürün artıkları temizlenir, toprak her tür bitkiden arındırılır. Böylece toprak belli bir ...

Kayseri Talas'ta Ata Tohumları İçin Özel Sera Kuruldu

Talas Belediyesi, yerel tohumları korumak ve doğal tarımı teşvik etmek amacıyla 127 çeşit süs bitkisi ve sebzeyi barındıran özel bir sera kurdu. Başkan Mustafa Yalçın, serada ilk tohumları ekti ve bu girişimin önemli bir tarım ve kültürel sorumluluk olduğunu vurguladı. Talas'ta ata tohumlarına sahip çıkmak adına önemli bir adım daha atıldı. Talas Belediyesi tarafından kurulan ve 127 çeşit süs bitkisi ve sebzeyi barındıran özel serada ekim sezonu, Belediye Başkanı Mustafa Yalçın'ın ilk tohumları toprakla buluşturmasıyla başladı. Doğal tarımı teşvik etmek, yerel tohumları korumak ve gelecek nesillere sağlıklı bir miras bırakmak amacıyla oluşturulan ata tohumu serası, Talas Belediyesi'nin çevre dostu ve sürdürülebilir tarım vizyonunun somut bir örneği oldu. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, bahçıvan kıyafetini giyerek Reşadiye ek hizmet binasında kurulan serada ata tohumlarını tek tek ekti. Tohumlarının her birini özenle ilgili bölümlerine yerleştiren Başkan...

Ağır Metal Kirliliği ve Kenevir Bitkisinin (Cannabis sativa L.) Fitoremediasyon Yönteminde Kullanılabilirliği [Makale]

2. ULUSLARARASI 19 MAYIS YENİLİKÇİ BİLİMSEL YAKLAŞIMLAR KONGRESİ Uygulamalı Bilimler 27 - 29 Aralık 2019 Samsun, Türkiye AĞIR METAL KİRLİLİĞİ VE KENEVİR BİTKİSİNİN ( Cannabis sativa  L.) FİTOREMEDİASYON YÖNTEMİNDE KULLANILABİLİRLİĞİ Zir. Müh. Rıza PASLI 19 Mayıs Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Doç. Dr. Selim AYTAÇ 19 Mayıs Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Zir. Müh. Derya AKSOY 19 Mayıs Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Özet Özellikle sanayi devrimiyle başlayan ve günümüzde de hızla devam eden üretimde büyüme indeksi, artan nüfusun zorunlu ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik başlamış olsa da beraberinde birçok sorun getirmiştir. Özellikle, kaynağı endüstriyel atıklar olan (Madensel, Endüstriyel katı, sıvı ve gazlar, suni gübreler, pestisitler, egzoz gazları) ve bölgede bulunan kayaçların çözünerek içerisinde barındırdığı ağır metallerin yer altı sularına karışması sonucu oluşan metal birikimi çevre sağlığı için hayati önem teşkil etmektedir. Toprakta ve yer altı sularında biriken...

2. Agroekoloji Çalıştayı | 4-5-6 Nisan 2025 | İzmir

2. AGROEKOLOJİ ÇALIŞTAYI Doğaya, çiftçiye, topluma dost bir gıda sistemi için bir araya geliyoruz! İlki 2019’da İzmir'de düzenlenen Agroekoloji Çalıştayı'nın ikincisi yine İzmir'de, 4-5-6 Nisan 2025 tarihlerinde gerçekleştirilecek. 🌾 Zehirsiz Sofralar Platformu ’nun organize ettiği etkinlikte doğa dostu ve sürdürülebilir tarım ve gıda sistemleri konusunda Türkiye ve dünyadan uzmanlar, akademisyenler, çiftçiler, üretici ve konuya ilgi duyan tüketiciler bir araya gelecek. Çalıştayda agroekoloji felsefesi, uygulamaları ve dayanışma temelli tarım modelleri konuşulacak. Uzmanlar, çiftçiler ve akademisyenler ekolojik bir gıda sistemi ni birlikte inşa etmenin yollarını arayacak. 📍 Yer : İzmir, Mimarlar Odası 📅 Tarih : 4 - 5 Nisan – Konferans, panel, forum ve uygulamalar                         6 Nisan – Arazi etkinliği Detaylı program ını önümüzdeki günlerde paylaşacağımız çalıştay herkesin katılımına açıktır. 17 Mart 2025 Tarım...

BUÜ’de TÜMBİFED Uluslararası Sürdürülebilir Tarım Zirvesi Düzenlendi

BURSA ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ’NDE TÜMBİFED ULUSLARARASI SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM ZİRVESİ DÜZENLENDİ Bursa Uludağ Üniversitesi’nde (BUÜ) düzenlenen Uluslararası Sürdürülebilir Tarım Zirvesi ’nde, Türk dünyasının tarımda küresel güç olma vizyonu ele alındı. Fen-Edebiyat Fakültesi’nde gerçekleştirilen programa BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftci, Tarım Eski Bakanı Faruk Çelik, TÜMBİFED Başkanı Mehmet Hüsrev, bürokratlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı. Programda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftci; “Önemli bir programa ev sahipliği yapıyoruz. Günümüzde tarım, dünyanın geleceği açısından en önemli konuların başında geliyor. Tarih içerisinde gıda arzının güvenliği olmuştur. Bu gıda arzının güvenliği mevzusu, gelecekte iklim değişikliği, suyun giderek azalması ve nüfusun hızlı artışı sebebiyle büyük bir problem olarak gözüküyor. Tahminlere göre 2050 yılında dünya nüfusu 10 milyar olacak. Bu nüfusu beslemek, ia...